kept sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kept kelimesinin manası:

  1. Keep.
  2. Tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak, temelli almak, sürdürmek, devam ettirmek, alıkoymak, bakmak, gözkulak olmak, işletmek, uymak, kalmak, durmak, kutlamak

kept ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • keep: Tutmak, bulundurmak, sağlamak, korumak, temelli almak, sürdürmek, devam ettirmek, alıkoymak, bakmak, gözkulak olmak, işletmek, uymak, kalmak, durmak, kutlamak Tutmak, saklamak, hıfzetmek, elde tutmak, muhafaza etmek Devamını Oku

  • hold: Tutmak Bırakmamak, zapt etmek İçine Devamını Oku

  • held: Hold. Tutmak, kavramak, tıkamak, kaldırmak, el koymak, alıkoymak, gözaltına almak, devam etmek, almak, barındırmak, muhafaza etmek, karara bağlamak, çekmek, dayanmak, sadık kalmak, geçerli olmak, durmak Devamını Oku

  • hold 1: Tutmak: Hold my hand. Elimi tut. bırakmamak, zaptetmek. içine almak: How much water will this glass hold? Bu bardak ne kadar su alır? alıkoymak, salıvermemek, durdurmak. sahip olmak, elinde tutmak. (toplantı) düzenlemek. (makam) işŸgal etmek. (mevzi) savunmak, korumak. (ağŸırlık) taşŸımak, çekmek. 10. devam ettirmek. 11. inanmak; kabul etmek; düşŸünmek, saymak; karar vermek. 12. devam etmek. Devamını Oku

  • saklamak: Elinde bulundurmak, tutmak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak. Devamını Oku

  • keep up: Devam ettirmek, sürdürmek, bozmamak, geçindirmek, ayakta kalmak, devam etmek, yüksekte tutmak, su üstünde tutmak Devamını Oku

  • observe: Dikkatle bakmak, dikkat etmek Yerine getirmek, tutmak Devamını Oku

  • gözetmek: Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak. Devamını Oku

  • support: Desteklemek Tahammül etmek, götürmek, dayanmak, tutmak, kaldırmak, çekmek Devamını Oku

  • remain: Kalmak, durmak, geriye kalmak, aynen kalmak, sürdürmek, artmak Kalmak, durmak Devamını Oku

  • carry: Taşımak Nakletmek Götürmek Devamını Oku

  • answer: Cevap vermek, gelmek (çağrılınca) , gitmek Halletmek Devamını Oku

  • dwell: Yaşamak, hayat sürmek (dwelt veya dwelled, dwell ing.) oturmak, ikamet etmek, sakin olmak Devamını Oku

  • maintain: Sürdürmek Korumak, muhafaza etmek Beslemek, Devamını Oku

  • tutmak: Elde bulundurmak, ele almak Örnek: Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu. Ö. Seyfettin Ele geçirmek, yakalamak Örnek: Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı. Ö. Seyfettin Avlamak Örnek: Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz. R. H. Karay Yanında bulundurmak, alıkoymak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar