kerameti aleviye sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kerameti aleviye kelimesinin manası:

  1. Hz. Ali Efendimize aid keramet. (Bak: Kaside-i Ercuze) (Osmanlıca'da yazılışı: keramet-i aleviye (r.a.))

kerameti aleviye ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kerameti ilmiye: İktisab suretiyle olmayıp, vehbi yani Cenab-ı Hakk’ın atiyyesi olarak geniş bir ilme mazhariyyetten hasıl olan ilmi keramet. (Osmanlıca’da yazılışı: keramet-i ilmiye) Devamını Oku

  • kerameti kevniye: Kudret-I Rabbaniyenin ihsanı ile letafet kesbedip havada uçmak, uzun yolu kısa zamanda gitmek, bir mü’minin bir sıkıntısı halinde Cenab-ı Hakk’a dua edip ind-i İlahide makbul bir zattan yardım istemekle, o zatın, izn-i İlahi ile o muztar kimsenin imdadına yetişmesi, kale gibi muhkem bir yerde üzerinden kilitli muhkem bir hücresinde hapis olan bir zatın, orada ibadet Devamını Oku

  • keramet sahibi: Keramet gösterebilen (kimse) Örnek: Soylu Seyfullah Paşa, hakikaten keramet sahibi bir adamdı. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • miracle: Mucize, harika, keramet Mucize, harika, harika şey, keramet, alamet Devamını Oku

  • miraculous deed: Keramet Devamını Oku

  • keramet: Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı durum Örnek: Babamın, mucize ve keramet kıssaları olarak bize anlattığı şeyler bu çeşit gülünç ve çocukça masallardı. Y. K. Karaosmanoğlu Olağanüstü durum. Keramet sayılabilecek nitelikte olan Devamını Oku

  • keskin zeka keramete kıç attırır: Zeki kimse, bir işin nereye varacağını keramet sahibi kimseden daha iyi bilir. Devamını Oku

  • cezbeli: Cezbesi olan Örnek: Dünyanın bir ucundan cezbeli, keramet ve sır sahibi bir derviş çıkageliyor. H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • kasidegu: Kaside yazan, kaside söyliyen. (Osmanlıca’da yazılışı: kaside-gû) Devamını Oku

  • kıssa: Kendisinden ders alınması gereken kısa hikâye Örnek: Babam, beni ve kız kardeşimi yanına çağırıp birtakım mucize ve keramet kıssaları anlatmayı da severdi. Y. K. Karaosmanoğlu Bk. anlatı. Bk. anlatı Devamını Oku

  • kerameti kendinden bilmek: Başka bir etkenle kavuştuğu iyi durumu kendi çabasının verimi ya da değerinin karşılığı saymak. Devamını Oku

  • şeyhin kerameti kendinden menkul: Büyük işler gördüğünü söyleyen birinin sözüne inanılmadığını anlatmak için söylenir. Devamını Oku

  • wonder: Tansık, harika, mucize Acibe Keramet Devamını Oku

  • bendezade: Alçak gönüllülük göstererek “benim çocuğum” anlamında kullanılan bir söz Örnek: İki bendezadeniz vardı, ömürlerini efendimize bağışladılar. M. Ş. Esendal Köle çocuğu. (Osmanlıca’da yazılışı: bende-zade) Devamını Oku

  • müşattarı muhammes: Edb: Araya üç mısra ilave edilmiş gazel ve kaside. (Osmanlıca’da yazılışı: müşattar-ı muhammes) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar