kılgın en yüksek yetenek sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kılgın en yüksek yetenek kelimesinin manası:

  1. Kuramlı en yüksek yetenekten sakınılamayan işletme duraklamalarında (onarımlar, verimsizlikler, iş ve örnek değiştirmeleri, kötü gereç ve işçi bulamama ve benzerleri) yapılması gereken üretim çıkarıldıktan sonra kalan yetenek.

kılgın en yüksek yetenek ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • özel yetenek: Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, Bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Devamını Oku

  • deveci ile görüşen kapısını yüksek açmalı: Yüksek orunlu kimselerle ilgisi olan durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdır. Yüksek makam sahibi kimselerle ilgisi olanlar durumlarının gerektirdiği özveriyi göze almalıdırlar. Devamını Oku

  • en büyük en çok en yüksek: A’zamî. Devamını Oku

  • en yüksek iyi: (Öznel açıdan) İnsan çabalarının en yüksek ereği. (Nesnel açıdan) Varoluşun son ereği. Devamını Oku

  • artık ışınım: Ak ışık haline giren bir katı özdeğin ışınım çıktısını buzsul yüzeylerde art arda yansımalara uğrattıktan sonra kalan tek-renk kızılaltı ışınım. Yararlı ışınım demetinin görevini tamamladıktan sonra geriye kalan yararsız kısmı. Devamını Oku

  • dönemsel büyük onarımlar: Makine, aygıt ve yapım araçlarının sürekli ve güçlü bir basınç ve sürtünme ya da ısı ve ıslanma gibi etkiler altında bulunmayan ya da bulunsa bile kısa bir süre içinde kırılması, aşınması, çürümesi olumsuz görülen parçaların yapılış yanlışlığı, ayar bozukluğu ya da dokuncalı olgu gibi geçici nedenlerle kırılması, çürümesi ve bozulması sonucu değiştirilmesi, onarılması ile yapı, Devamını Oku

  • yüksek basınç özeği: Bir yüksek basınç bölgesinde, basıncın en yüksek değere ulaştığı orta kesim. bkz. yüksek basınç bölgesi. Devamını Oku

  • yüksek fırın: Sanayide kullanılan, ham demir madeninin eritildiği, ısı derecesi yüksek olan fırın. Demir cevherlerinin yüksek sıcaklıkta kok ile indirgenerek ham demirin üretildiği fırın. Devamını Oku

  • yılgın: Yılmış, korkmuş olan Örnek: Yılgın gözlerle bunlara baktı ve köşedeki tütüncüyü soracak oldu. M. Ş. Esendal Bıkmış, usanmış. Morali bozulmuş, çökmüş Örnek: Böyle manen bozgun, yılgın ve bedenen bitkin bir hâlde köye varıyoruz. Y. K. Devamını Oku

  • öğretim yöntemi: Öğrencilerin özellikleri, ders araç ve gereçleri ile tüm öğrenme durumu göz önünde tutularak saptanan ve izlenen mantıklı yol. Öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi ve öğretim gereçlerinin kullanılması bakımından ölçünleşmiş olan yol. Devamını Oku

  • öğretim yöntemi: Öğrencilerin özellikleri, ders araç ve gereçleri ile tüm öğrenme durumu göz önünde tutularak saptanan ve izlenen mantıklı yol. Öğretim etkinliklerinin düzenlenmesi ve öğretim gereçlerinin kullanılması bakımından ölçünleşmiş olan yol. Devamını Oku

  • taht ı medari yüksek basınç: Bk. dönencealtı yüksek basınç Devamını Oku

  • yüksek öğretim: Ortaöğretimin üstünde, üniversite, akademi ve yüksek okullar ile bu eğitim kurumlarını yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan örgüt. Daha önce ortaöğretimden geçen ve ileri derecede bir düşünü olgunluğu düzeyine Devamını Oku

  • yüksek fırın gazı: Isıl işlem fırınlarında yakıt olarak da kullanılan, yüksek fırında oluşmuş gazların karışımı. Devamını Oku

  • yüksek basınçlı buharlı tesisat: Bk. yüksek basınçlı buharlı döşem Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar