kıpırdanma sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kıpırdanma kelimesinin manası:

  1. Kıpırdanmak işi veya durumu
    Örnek: Kaymakam, boynunda havlu, kapı önüne çıkınca kadının gövdesinde hafif bir kıpırdanma oldu. A. Ağaoğlu

Sponsorlu Bağlantılar

kıpırdanma ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kıpırdanma: Kıpırdanmak işi veya durumu Örnek: Kaymakam, boynunda havlu, kapı önüne çıkınca kadının gövdesinde hafif bir kıpırdanma oldu. A. Ağaoğlu Devamını Oku

  • ısıl kıpırdanma: Bir özdek özdeciklerinin ısıl erkeden kaynaklanan devinimleri. Bir özdek özdeciklerinin ısıl erkeden kaynaklanan devinimleri. Devamını Oku

  • kaymakamlık: Kaymakam olma durumu. Kaymakamın görevi. Devamını Oku

  • kıpırdama: Kıpırdamak, kıpırdanmak işi. Devamını Oku

  • pısırıklık: Pısırık olma durumu veya pısırıkça davranış Örnek: Herkesten uzak duruşu, çekingenliğinden, pısırıklığından çok, birtakım sürtüşmelerden korunmak içindi. N. Cumalı Devamını Oku

  • öpücük kondurmak: Hafifçe öpmek. Hafifçe öpmek: “Avucunun içine çikolata kokulu buz gibi bir dudak, bir öpücük kondurdu.” -S. F. Abasıyanık. Devamını Oku

  • kızıllık: Kızıl olma durumu veya kızıl renkte yer Örnek: Bir sabah kızıllığında / Yola çıkarım Uzunköprü’den. O. V. Kanık Pudra, allık, düzgün. Vücutta kızarmış yer, kızartı. Devamını Oku

  • kıpırdaklık: Kıpırdak olma durumu Örnek: Bu, formunda kalabilmesi ve fikrinin kıpırdaklığı için lazımdı. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • budalalık: Budala olma durumu Örnek: Bir hafta, on gün kimse bu işin bir budalalık, bir delilik olduğunu anlayamadı. S. F. Abasıyanık Budalaca yapılan iş Örnek: Çok zeki olduğundan budalalığı bağışlamaz, alaya alır, bazen bir kişinin veya bir olayın gülünç yanlarını abartır. Y. Z. Ortaç Devamını Oku

  • kıpırtı: Hafif ve sürekli kımıldanma, kımıltı. Devamını Oku

  • köpük gibi: Beyaz, hafif ve köpük görünüşündeki şeyler için kullanılır. Devamını Oku

  • çöp: Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası Örnek: Köşk o kadar sessizdi ki yere bir kibrit çöpü düşse çıkardığı ses işitilebilirdi. P. Safa Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi. Devamını Oku

  • sabun köpüğü gibi sönmek: Gösterişli olmakla birtikte en hafif bir etki ile yok olmak. Devamını Oku

  • körlük: Görme engellilik. Kesmez olma durumu Örnek: Bileği taşındaki bıçak bir ileri gidiyor, bir geriliyor, ağzının körlüğünü yok ediyordu. T. Dursun K Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş. Devamını Oku

  • sıkılganlık: Sıkılgan olma durumu Örnek: Hâlinde, tereddüde, sıkılganlığa, korkaklığa benzer hafif bir şaşkınlık var. P. Safa Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar