kısarak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kısarak kelimesinin manası:

  1. Biraz kısa, kısaca
    Örnek: Kısarak boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş bir hanım var. M. Ş. Esendal
  2. Kısa süreli
    Örnek: Giyinip kuşanmak, nişanları takmak, süslenmek de başkaları görsün diyedir. Bunun için karşılama törenleri kısarak olur. M. Ş. Esendal

kısarak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kısaca: Oldukça kısa, biraz kısa Örnek: Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık. M. Ş. Esendal Kısa olarak, özetle Devamını Oku

  • donanmak: Asmaların yeni sürgünlerini yiyen veya kemiren bağ zararlısı. Giyinip kuşanmak, süslenmek Örnek: Aç doymam, çıplak donanmam der. Atasözü Yayılıp kaplanmak. Devamını Oku

  • fıstık: Antep fıstığı, çam fıstığı veya yer fıstığı denilen yemişlerin genel adı. Tombul, kısa boylu, tıknaz (kimse) Örnek: Anamızın büyük babalarından biri kısa boylu, şişman, eli ayağı ufak bir adam olmalıdır ki, ona Devamını Oku

  • doll o.s. up: Giyinip kuşŸanmak, süslenip püslenmek. Devamını Oku

  • köşe bucak: Göze çarpmayan yer Örnek: Doktorun hanımı da Nadir Hanım’a evin köşesini bucağını göstermeye başladı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • yıkık dökük: Harabe Örnek: Bulunan yer yıkık dökük bir yerdi. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • tüccarlık: Tüccar olma durumu Örnek: Birkaç devlet bu memlekette adam tüccarlığına başladığı zaman altına avuç açanlar çok olur. F. R. Atay Devamını Oku

  • arık: Fide veya fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska Örnek: Arık, zayıf bir buzağı kuyruğunu sallayarak gidiyordu. M. Ş. Esendal Arık. Devamını Oku

  • yağlanmak: Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak. Yağ oluşmak Örnek: … şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var. M. Ş. Esendal Yağdan kirlenmek Örnek: … saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş… Devamını Oku

  • alık: Akılsız, sersem, budala, ebleh Örnek: Alık değilim ya elbet anlarım… M. Ş. Esendal Hayvan çulu. Eskimiş giyecek. Devamını Oku

  • çökük: Çökmüş, çukurlaşmış, içeri çekilmiş Örnek: Gençken de yanakları çökük, kuru bir adamdı. M. Ş. Esendal Bir kırık dizgesinde, iki yanda yükselen çıkıklar arasında kalan oluk biçimli çukurluk, bkz. çıkık. Devamını Oku

  • çığlık: Acı, ince ve keskin ses, feryat, figan Örnek: İki kardeş güzel güzel oynarken ne oldu ise birdenbire bir ağlama, bir çığlık başladı. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • kırkyıllık: Çok eski, köklü Örnek: Doktor da kırkyıllık adam, o da oğlanı Valentino’ya benzetti. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • sümsük: Uyuşuk davranan, miskin, aptal, mıymıntı, sünepe, pısırık (kimse) Örnek: Beş yıl öncesine kadar kara kuru, sümsük bir kızken şimdi gelişivermiş bir dişi. H. Taner Sümsükgillerden, sivri gagalı, kısa bacaklı deniz kuşu (Sulabassana). Devamını Oku

  • görünen köy kılavuz istemez: Belli gerçekler karşısında duraksamak yersizdir. “ne kadar gizlense de gerçekler ortadadır” anlamında kullanılan bir söz. “görünen köy kılavuz istemez” için örnek kullanımlar Görünen köy kılavuz istemez, kısaca, denenmiş denenmez, huylu huyundan vazgeçmez, şer ve şeytan güçlerle oturulup, dostluk kurulup dertlenilmez. Displaying village wants to guide, in short, tried attempted, benign huyundan not give up, the forces of evil and Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar