kıtırdamak sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kıtırdamak kelimesinin manası:

  1. "Kıtır" diye ses çıkmak
    Örnek: Şoför doğruldu, gerindi, kemikleri kıtırdadı. A. Gündüz

kıtırdamak ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • çatırdamak: “Çatır” diye ses çıkarmak Örnek: Kolumu öyle bir çekiş çekti ki, omuz başım çatırdadı. S. M. Alus Çökmeye, yok olmaya yüz tutmak, tehlikeli duruma düşmek. Sürekli olarak yağan yağmurun, ötüşen kuşların veya buna Devamını Oku

  • kötürümleşmek: Kötürüm duruma gelmek Örnek: Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu. R. E. Ünaydın Devamını Oku

  • tıkırdamak: Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. “Tıkır tıkır” ses çıkarmak, tıkırtı yapmak Örnek: Radyatörün üzerine bırakılmış küçük kutudaki su kaynıyor, kutu tıkırdıyordu. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • şakırdamak: “Şakır” diye ses çıkarmak Örnek: Bursa’da bir eski cami avlusu / Küçük şadırvanda şakırdayan su. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • gacırdamak: “Gacır” diye kulak tırmalayıcı ve düzensiz ses çıkarmak Örnek: Kürekler yağlanmamış olmalı. Deniz yükseldi mi gacırdıyor, sonra gucurduyor deniz alçalırken. Z. Selimoğlu Devamını Oku

  • hışırdamak: Kâğıt, kumaş, kuru yaprak vb. nesneler birbirlerine sürtünürken, buruşturulurken “hışır” diye ses çıkarmak Örnek: Tepemizdeki çınarın yaprakları ılık bir rüzgârla tatlı tatlı hışırdıyordu. H. Taner Devamını Oku

  • çıtırdamak: Çıtır çıtır ses çıkarmak Örnek: Yere kuş gibi basardı. Fakat ne kadar olsa eski tahtalar çıtırdardı. P. Safa Devamını Oku

  • kıkırdamak: “Kıkır kıkır” diye ses çıkararak gülmek. Donacak kadar üşümek. Devamını Oku

  • cazırdamak: “Caz” diye ses çıkarmak. Devamını Oku

  • uğramak: Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak Örnek: Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı. S. F. Abasıyanık Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek Örnek: Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim. H. Taner Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak Örnek: Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar. M. Ş. Esendal Kötü duruma konu olmak Örnek: Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin, millet hayatı Devamını Oku

  • tıslamak: Kaz, kedi, yılan “tıs” diye ses çıkarmak. “Tıs” diye ses çıkarmak Örnek: Laf ederken tıslıyorum, dişleri çektirdik. A. İlhan Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. Devamını Oku

  • tırmanmak: El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak Örnek: İçeride yer bulamayanlar, kahvenin yıkık duvarına tırmanıyorlardı. H. Taner Yokuş, merdiven vb. çıkmak Örnek: Yokuşu biraz daha tırmandılar. P. Safa Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Devamını Oku

  • türemek: Oluşmak, ortaya çıkmak, meydana çıkmak, parçalanıp çoğalmak, üremek Bir kökten çıkmak. Devamını Oku

  • cızırdamak: “Cızır” diye ses çıkarmak. Boğazındaki gıcıktan dolayı kesik ve ince ses çıkarmak. Devamını Oku

  • ayak bileği kemikleri: Kaval ve kamış kemikleri ile ayak tarağı kemikleri arasında bulunan, en büyüğü topuğu meydana getiren dokuz küçük kemik. Tarsus kemikleri. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar