koilositotik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte koilositotik kelimesinin manası:

  1. Koilositozise ait veya onun benzeri olan.

koilositotik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • eşsiz: Eşi benzeri olmayan veya eşi benzeri görülmemiş olan Örnek: Güzelliğine hayran olduğum bu eşsiz şehre karşı, onun bir insanı olmak borcumu bir derece yerine getirip sevinmiştim. H. Taner Eş bulamamış, eşinden ayrılmış veya yanında eşi olmayan. Devamını Oku

  • akantomatöz epulis: Köpek ve kedilerde alt veya üst çene diş etinde, gri-pembe renkte, sapsız veya parmak benzeri, bölgesel yayılma özelliği olan ve diş eti epitelinden köken alan tümör benzeri kitle. Devamını Oku

  • leptosefalus: (Yun. leptos: ince; kephale: baş) Gelişmeleri 1-3 yıl süren, lâteral olarak yassılaşmış, saydam ve çok az pigmentli olan yılan balığı lârvası. Bazı balık gruplarında yaprak benzeri veya saydam şerit benzeri Devamını Oku

  • fistül: Akarca. Akarca Doğuştan veya sonradan Devamını Oku

  • almaç engelleyicisi ilaç: Herhangi bir ilaç veya benzeri maddenin almacına bağlanarak onun etkisini engelleyen ilaç, reseptör bloke edici ilaç. Devamını Oku

  • caruncle: Tohum göbeği tomurcuğu, tohumun hilum kısmının kenarındaki çıkıntı Horoz ibigi veya onun benzeri sarkık et Devamını Oku

  • koruyucu: Koruyan kimse, muhafız. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem). Devamını Oku

  • sovietise: Sovyetler BirliğŸi’nin kontrolü altında bulunma; Sovyetler BirliğŸi benzeri bir yönetim sistemi kurma veya onun yönetim modelini alma (ayrıca sovietize) Devamını Oku

  • etken madde: Canlı vücudundaki fizyolojik, biyokimyasal ve parolojik süreçleri yapı veya görev açısından farmakolojik olarak etkileyen, hastalıkların tanı, tedavi veya korunmasında etkin olan herhangi bir ilaç veya benzeri maddenin ana bileşeni. Devamını Oku

  • birlikte çökme: Aslında çözünür olan türlerin, çökmekte olan katının yüzeyinde veya onun ile birlikte sürüklenerek taşınması. Devamını Oku

  • eş biçimli: Biçim, yapı bakımından birbirinin benzeri veya aynısı olan, izomorfik. Devamını Oku

  • örnek: Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model Örnek: Cemal Paşa ecnebi mütehassısların yardımı ile örnek çiftlikler de yapmıştır. F. R. Atay Göstermelik Örnek: Vali, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi. M. Ş. Esendal Bir şeyin benzeri, tıpkısı, misil. Devamını Oku

  • izogenik: Cinsiyet hariç genetik olarak birbirinin aynısı veya çok benzeri olan. Devamını Oku

  • bryony: Şeytan salgamı Kırmızı dut benzeri meyveleri olan asma veya tırmanıcı çalı çiti Devamını Oku

  • jukstamedullar: Böbrek medullasına yakın veya onun kenarında olan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar