koketri sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte koketri kelimesinin manası:

  1. Beğenilme merakı
    Örnek: Elbiseyi, öyle bir hüner ve koketri ile tutardı ki, en usta terzinin makasından çıkmış mantodan daha zarif olurdu. R. H. Karay
  2. Şıklık, hoşluk.

koketri ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • beğeniş: Beğenme Örnek: Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı, şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu. R. H. Karay Devamını Oku

  • toplaşmak: Toplanmak Örnek: Erkeklerde merak daha fazlaydı.-Acep ne biçim karıymış ki bu … diye toplaştıkları dere boyunda konuşurlar. R. H. Karay Top durumuna gelmek. Devamını Oku

  • harap: Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran Örnek: Duvarları yıkılmış, çatıları yanmış, harap bir köyün hizasına gelince yaver atından atladı. Ö. Seyfettin Bitkin, yorgun, perişan Örnek: Kiraz yemekten insanlar harap, perişan olurdu. R. H. Karay Çok sarhoş. Devamını Oku

  • hünkar kalfaları: Padişahın günlük hizmetlerini gören gedikli karavaşlar: hazinedar usta, ibrikdar usta, kilerci usta, çamaşırcı usta, kahveci usta, çaşnigir usta, kutucu usta. Devamını Oku

  • üstün: Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan Örnek: Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum. R. H. Karay Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik Örnek: El elden üstündür ta arşa kadar. Atasözü Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Devamını Oku

  • kadınca: Kadın gibi, kadına benzer. Kadına yakışır biçimde Örnek: … susması daha kadınca, daha insanca olurdu. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • ufak: Boyutları normalden küçük. Yaşça daha küçük olan Devamını Oku

  • usta: Bir zanaatı gereği gibi öğrenmiş olan ve kendi başına yapabilen kimse. Zanaat öğreticisi. Devamını Oku

  • firaklı: Üzüntülü, dokunaklı, içe işleyen Örnek: … başka türlü yazamazdı, canı isterse, hem onun yazacağı çok tesirli, firaklı olurdu. R. H. Karay Devamını Oku

  • verimli: Verimi iyi ve bol olan, bitek, randımanlı, mahsuldar, mümbit, müsmir. Kendisinden beklenen sonucu veren, semereli Örnek: Eğer bu beğeniş ve güven gerçek bilgi ve ihtisasa dayansaydı şüphesiz daha sağlam, daha verimli olurdu. Devamını Oku

  • shears: ), (çoğ.) makas Makarayı tutan vincin iki kolu. Devamını Oku

  • zorlu: Güçlü, kuvvetli, şiddetli. Tuttuğunu koparan (kimse), baskı ypabilecek ölçüde güçlü, kavi Örnek: Ne zorlu bir amir olduğunu daha ilk gününden belli etti. H. Taner Zor, güç yapılan Örnek: Millî Mücadelenin bazı zorlu safhalarında onun âdeta, Devamını Oku

  • çetrefillik: Çetrefil olma durumu Örnek: Hiddetlendiği zamanlar çetrefilliği bir kat daha belli olurdu. E. E. Talu Devamını Oku

  • benzemeklik: Benzer olma durumu Örnek: Bir şeye benzemekliğim için usta bir kalem kırk yerinden tashih etmeli. R. H. Karay Devamını Oku

  • belalı: Yorucu, üzücü, can sıkıcı Örnek: Bu belalı işin iyi gitmeye başlamasının daha ucundayız. H. R. Gürpınar Kavgacı, şirret. Yolsuz kadının zorba dostu Örnek: Belalıları başından taşkın kadınlarla uğraşacak yaşta değiliz. R. H. Karay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar