köksüz sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte köksüz kelimesinin manası:

  1. Kökü olmayan.
  2. Temeli, dayanağı veya aslı olmayan
    Örnek: Açık seçik bilgilere dayanmayan bir memleket sevgisinin ne kadar köksüz, ne kadar verimsiz olduğunu acı acı düşündüm. B. R. Eyuboğlu

köksüz ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • acı acı: Üzüntülü bir biçimde, dokunaklı olarak Kırıcı, üzücü olarak. Devamını Oku

  • kılıksız: Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli Örnek: Niye bugün buraya bu kadar kılıksız, üstelik de bir karış sakalla geldim? H. Taner Devamını Oku

  • dayanıksız: Dayanmayan, sağlam olmayan, güçsüz, metanetsiz. Kolayca öğelerine bozunan. Devamını Oku

  • yakalıksız: Yakalığı olmayan Örnek: Yakalıksız gömleğinin bir düğmesi kopmuş, gerdanı yarıya kadar açılmıştı. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • kılçıksız: Kılçığı olmayan. Devamını Oku

  • kırışıksız: Kırışığı olmayan. Devamını Oku

  • köpüksüz: Köpüğü olmayan, köpüklenmemiş. Devamını Oku

  • kıymıksız: Üzerinde veya içinde kıymık bulunmayan. Devamını Oku

  • çıkrıksız: Çıkrığı olmayan Örnek: … yayvan bir incir ağacı ile çıkrıksız bir kuyu ve duvar kalıntıları kararmış olan yangın yerine bakıyordu. T. Buğra Devamını Oku

  • arkalıksız: Arkalığı, sırt dayayacak yeri olmayan Örnek: Çadır, içindeki arkalıksız iskemlelere kurulan müşterileri güneşten korur. S. Birsel Devamını Oku

  • öksüz: Anası veya hem anası hem babası ölmüş olan (çocuk) Örnek: Nihayet iki saat uzakta bir köyde öksüz bir kız bulundu. Ö. Seyfettin Kimsesiz Örnek: Ben hem öksüzüm hem yetimim hem de tam 23 saattir açım. Y. K. Karaosmanoğlu Balığın sık av verdiği zamanlarda 1-5 köstekli bir bedenin bir ucu seğirtmeye diğer ucu ise el oltası fırdöndüsüne takılan bir çeşit seğirtme oltası. Devamını Oku

  • başlıksız: Başlığı olmayan. Başlığı olmayan, antetsiz, anteti olmayan, (yazı, kâğıt vb.). Devamını Oku

  • katıksız: Katığı olmayan, yavan. Yabancı bir şeyle karışmamış. Devamını Oku

  • sağlıksız: Sağlık durumu iyi olmayan, sağlığı bozuk, sıhhatsiz. Sağlam, doğru, güvenilir olmayan. Devamını Oku

  • esassız: Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız. Doğru olmayan, yalan Örnek: Bazen bir toplum, olduğu gibi esassız, çok abartılmış, yanlış rivayetlere kapılıp gidiyordu. B. Felek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar