konuk sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte konuk kelimesinin manası:

  1. Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
    Örnek: Şatoda yaşayanlarla konuklar, buralarda, topluca yıkanırlarmış. S. Birsel
  2. Konakçının üzerindeki asalak.
  3. Konakçıya göre asalak.
  4. Misafir. 2. Durak, konaklayacak yer.

konuk ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • konukçu: Yabancı konukların yanına verilen, onları gezdiren, onlarla ilgilenen kılavuz veya arkadaş, mihmandar. Bk. konakçı. Devamını Oku

  • konuk sanatçı: Asıl programda olmayan, program dışı etkinliğe katılan sanatçı. Devamını Oku

  • konukçuluk: Konukçunun işi, mihmandarlık. Devamını Oku

  • konukçu hücre: İçinde virüs ya da klonlama yapabilen vektörün yaşadığı ve kendini çoğalttığı hücre. Devamını Oku

  • lodge: Oturmak, kiracı olarak kalmak, misafir olmak, yatıya kalmak, misafir etmek, para yatırmak, sunmak, arzetmek, bildirmek, vurmak, saplamak Tekke Devamını Oku

  • konak: Büyük ve gösterişli ev Örnek: İstirahat için İstanbul’a gelmiş, bu konağı alıp yerleşmişti. Ö. Seyfettin Hükûmet işlerinin görüldüğü yapı. Misafir. Devamını Oku

  • kokma: Kokmak işi Örnek: Yıkanmamayı ve böylece pis pis kokmayı bile göze alırlarmış. S. Birsel Devamını Oku

  • asalaklık: Asalak olma durumu. (Yun. para: yanında; sitos: besin) 1. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması; herhangi bir konak üzerinde yaşama. Devamını Oku

  • yatmak: Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak Örnek: Dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak. N. Hikmet Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, Devamını Oku

  • misafir odası: Evlerde konukların alındığı oda Örnek: Anamı, misafir odasını düzeltirken bulurduk. N. Cumalı Devamını Oku

  • evcimen: Evine, ailesine çok bağlı (kimse). Ev işlerini iyi bilen, becerikli (kadın) Örnek: Reçel, evlerde, evcimen hanımların ellerinde kıvamına eren bir bal değil midir? A. Ş. Hisar Aklı başında, sakin Örnek: Nağmeler ve hanende sesleri, uslu Devamını Oku

  • emanet: Birine geçici olarak bırakılan ve teslim alınan kişice korunması gereken eşya, kimse vb., inam, vedia Örnek: Emaneti olanlar burada her vakit bunlarla ilgilenecek bir çırak bulurlar. S. Birsel Bir kimse ile birine gönderilen şey. Devamını Oku

  • menzil: Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak Örnek: Tanrı yardımcı olsun gayri yolda kalana / Biz menzile vararak atları çektik hana. F. N. Çamlıbel İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Devamını Oku

  • kahya: Konak, çiftlik vb yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse; motorlu taşıtların durak ve park yerlerinde düzeni sağlayan kimse, değnekçi. Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse Örnek: Çiftliğe yeni Devamını Oku

  • sojourn: Geçici olarak kalmak, bir süre kalmak Kalmak, geçici olarak kalmak, misafir olmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar