korunaksız sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte korunaksız kelimesinin manası:

  1. Korunağı olmayan
    Örnek: Ali'mi korunaksız bırakma dağ başında; duy beni adı güzel, kendi güzel Tanrı'm! T. Oflazoğlu

Sponsorlu Bağlantılar

korunaksız ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • insafsız: İnsafı olmayan, vicdansız, imansız Örnek: Dünyanın en insafsız elleri sanki beni kırbaçlarla, sopalarla dövdüler. H. C. Yalçın Devamını Oku

  • öz: Bir kimsenin benliği, kendi manevi varlığı, iç, nefis, derun, varoluş karşıtı Örnek: Bütün gün genç kızlar ilahiler söylemişlerdi. Ç. Altan “Kendine, kendi kendini” anlamlarında birleşik kelimeler türeten bir söz. Bir şeyin en kuvvetli Devamını Oku

  • allahsız: Acımasız, insafsız, vicdansız. Tanrı’yı tanımayan, Tanrı’nın varlığına inanmayan, Tanrısız. Devamını Oku

  • yanıtsız ömeklem: (örnek.) Önceden belirlenmiş bir bireyden herhangi bir nedenle (ölüm, yitim, yanıtsız bırakma vb.) bilginin alınamadığı örneklem. Devamını Oku

  • sırasız: Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz. Yere, zamana, konuya, yönteme uygun olmayan Örnek: O hep sırasız arzularla, varlıklar içinde, yoksulluklar çekerdi. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • söz rüşveti: Bir çıkar sağlamak için bir kimseyi övme Örnek: Hacı Ömer, beni bir kere de bir söz rüşveti ile yemlemeye çalıştı. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • çözümsüz: Çözümü olmayan Örnek: Gözleri buğulu, anlamları çözümsüz. C. Uçuk Devamını Oku

  • tatsız: Tadı iyi olmayan, lezzetsiz. Hoşa gitmeyen bir biçimde Örnek: Her şey, herkes boş, abes, çirkin, münasebetsiz, tatsız görünür. A. Ş. Hisar Hoşa gitmeyen, can sıkan Örnek: O akşamki tatsız olaya benim de canım sıkıldı. Ç. Devamını Oku

  • korunak: Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. Devamını Oku

  • ipsiz sapsız: Birbirini tutmaz, yersiz ve anlamsız Örnek: Beni çocuk, lakırtılarımızı ipsiz sapsız mı buluyordu? R. N. Güntekin Serseri, hayta Örnek: Ben de amma ipsiz sapsız herif oluyorum ya, bunadım mı nedir? R. N. Güntekin Devamını Oku

  • bağımsız yapımcı: Parasal yönden başka birine bağlı olmayan, kendi başına çalışabilen yapımcı. Devamını Oku

  • hayırsız: Yararı olmayan, hayrı olmayan. Sevgi ve bağlılığını yitiren, vefasız Örnek: Ne olduğu bilinmeyen hayırsız bir nişanlıyı beklermiş. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

  • düz: Yatay durumda olan, eğik ve dik olmayan. Kıvrımlı olmayan, doğru. Devamını Oku

  • ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış: Kocası iyi olmayan bir kadın, kendi ne kadar zengin olursa olsun, mutlu olamaz. Devamını Oku

  • vızıldamak: “Vız” diye ses çıkarmak. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak Örnek: Beni gönderecektin değil mi büyük hanım? diye vızıldadığı zaman ümidini kıracak bir şey söylemiyordu. R. N. Güntekin Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar