koşutluk yasası sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte koşutluk yasası kelimesinin manası:

  1. (Fechner) Herhangi bir duyu örgenine belirli bir süre için ayrı güçlerde iki uyaran uygulandığı zaman bir süre sonra uyaranların gücünün azalmasına karşılık, aralarındaki ayrımda bir değişme olmayacağı görüşü.

koşutluk yasası ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • koşutluk: İki çizginin koşut olması, paralellik. Olay, düşünce vb. arasında benzerlik bulunması durumu. Devamını Oku

  • maskeleme: Maskelemek işi İşitme deneylerinde deneysel uyaranın, ayrı güçte başka bir sesle bozulması. Devamını Oku

  • ekinsel koşutluk: Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi. Devamını Oku

  • ekinsel koşutluk: Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi. Devamını Oku

  • talbot plateau yasası: Herhangi bir yüzeyi, kısa aralıkla açılıp kapanan bir ışıkla aydınlatınca, yüzeyin aydınlığının, ışığın eriştiği süre ile toplam süre arasındaki orana uygun olarak azalması yasası. Devamını Oku

  • koşulsuz uyaran: Belirli bir öğrenme ya da koşullandırma deneyinin başında, belirli bir tepkiyi doğal olarak harekete geçiren uyaran. Devamını Oku

  • koşullu tepke: Doğal olmayan, sonradan kazandırılan tepkenin bir uyaran karşısında ortaya çıkması biçiminde beliren tepke, şartlı refleks. Belirli bir tepkenin, doğal yolla uyarılmasını sağlayamayan bir uyaran karşısında da canlanması. (Zil sesi ya Devamını Oku

  • weber yasası: Duyumların değerlendirilmesindeki görelliği belirten yasa. Eklendiği ancak farkedilebilir durumda olan en küçük uyaranın, başlangıçtaki uyaranın sürekli bir orantısı olduğu görüşü. Devamını Oku

  • uyaran genellemesi: Deney hayvanının belirli bir uyaran karşısında belirli bir tepki yapmayı öğrendikten sonra, bu uyarana benzeyen başka uyaranlar karşısında da aynı tepkiyi göstermesi. Devamını Oku

  • koşullanma: Şartlanmak işi. Canlıya koşullu uyaranla birlikte uygulanan ilişkisiz bir uyaranın, yeterince yinelendiğinde koşulsuz uyaranınkine benzeyen etkiler yapabilmesi. bk. koşulsuz uyaran. Devamını Oku

  • koşulsuz tepke: Herhangi bir şartlandırma sürecinin başında belirli bir uyaranla sağlanan doğal tepke, şartsız refleks. Herhangi bir koşullandırma sürecinin başında belirli bir uyaranla sağlanan doğal tepke. Devamını Oku

  • yalancı koşullanma: Koşulsuz uyaran sona erince yinelenen yansız bir uyaranın koşullu tepkiyi ayaklandırabilme gücünü kazanması. Devamını Oku

  • jost yasası: Güçleri eşit, yaşları değişik olan iki çağrışımdan eskisinin gücünün, yineleme yoluyle yenisinden daha çok arttığını ve belirli bir zaman süresi içinde eskinin daha geç unutulduğunu öne süren yasa. Devamını Oku

  • koşullu koşu: Belirli dönemlerde kazanılan koşu sayısı ve ikramiye tutarına göre az veya çok ağırlık yüklenerek atların koşturulduğu koşu. Devamını Oku

  • üstelli koşullanma: Koşullu öğrenmede kullanılan, koşullu uyaranın daha sonraki koşullu öğrenmelerde (koşulsuz uyaran olarak) kullanılması. (Bu düzende, ikincil, üçüncül ya daüstelli koşullanmadan söz edilir.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar