kraspedot sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kraspedot kelimesinin manası:

  1. Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum.

kraspedot ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • kraspedot: Sestodlarda, öndeki halkanın arka kısmının kendisini takip eden halkanın ön kısmı seviyesini aştığı durum. Devamını Oku

  • izleme: İzlemek işi, takip. Sanığın üstüne atılan suçu işleyip işlemediğini ortaya çıkarmak için, olumlu ya da olumsuz kanıtların toplanması yolunda yapılan işlemlerin tümü. Devamını Oku

  • backwash: Kayık küreklerinin veya gemi pervanesinin geriye attlğı su, serpinti Kendisini yaratan olayın bitiminden sonra da devam eden durum. Devamını Oku

  • nephelometer: Nefelometre, sıvı içindeki tanecikler derişŸimini ölçen alet (Kimya); gökyüzündeki bulutluluk seviyesini ölçmek için kullanılan alet (Meteoroloji) Devamını Oku

  • cholesterol test: Kandaki kolesterol seviyesini test eden tıbbi muayene Devamını Oku

  • uzancalı yordam: Bireye, ilk bakışta açık bir anlamı bulunmayan uyarıcı bir durum sunarak bu durum karşısında gösterdiği özgür tepkilerle dile getirdiği yanıtlar aracılığıyla kendisini yansıtma olanağı veren ölçme yordamı, bkz. dolaylı yordam, kestirimci inceleme. Devamını Oku

  • follow up: İzlemek, takip etmek, peşini bırakmamak, kovalamak, faydalanmak, izinde olmak Takip, izleme, faydalanma, peşinden gitme, takip etme, tamamlayıcı tedavi Devamını Oku

  • takipsiz: Üzerinde durulmayan, takip edilmeyen. Takip edilmeksizin, takip edilmeyerek. Devamını Oku

  • backer: Arka, yardım eden kimse, tarafını tutan kimse Yarışta bir ata para koyan kimse. Devamını Oku

  • vitellin rezervuar: Trematod ve sestodlarda vitellin ürünleri kullanana kadar depo eden vitellin kanalın genişlemiş kısmı. Devamını Oku

  • müzahir: Arkalayan, destekleyici, arka çıkan, yardımcı. Yardım eden, yardımcı Devamını Oku

  • troll: Magaralarda veya tepelerde bulunduğu farzolunan dev veya cüce. Su içinde olta sürükleyerek balık tutmak Devamını Oku

  • chased him: Onu takip eden, onu kovalayan Devamını Oku

  • takipçi: Takip eden, izleyen kimse. Devamını Oku

  • çıldırtıcı: Çıldırtma işini yapan (kimse veya durum) Örnek: Kendisini yeniden kahırlı, çıldırtıcı, büyük bir hayatın eşiğinde buluyordu. A. İlhan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar