küçük hanım sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte küçük hanım kelimesinin manası:

  1. Evin kızı veya genç gelini
    Örnek: Küçük hanımların bayram hediyesi zevklerinin bütün incelikleriyle uygun olacaktır. H. Z. Uşaklıgil

küçük hanım ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • hanım hanımcık: Oturaklı davranışları olan (kadın veya kız). Oturaklı bir biçimde Örnek: Kaynanam rahat vermiyor ki, evimde hanım hanımcık oturayım. S. Birsel Devamını Oku

  • aralık: İki şey arasındaki açıklık, mesafe. Sıra, vakit Örnek: O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş. M. Ş. Esendal Uygun, elverişli durum, fırsat. Devamını Oku

  • büyük hanım: Aile içinde saygın yeri olan ve sözü geçen yaşlı kadın Örnek: Bir kandil günü öteki bölükteki büyük hanımın elini öpmeye gitmiştim. B. Felek Devamını Oku

  • yıkım: Yıkma işi. Yok olmaya sebep olabilecek şey, büyük zarar, felaket Örnek: Evin içinde günlük kokusu, papaz uluması bizim için yıkımdır. H. R. Gürpınar Yadımlama. Devamını Oku

  • kültür akımı: Bir toplumun kültüründen bazı ögelerin başka bir topluma geçişi Örnek: Yeryüzünde gelişmiş ve az gelişmiş toplumlar bulundukça ister istemez gelişmişten az gelişmişe doğru bir mal ve kültür akımı olacaktır. O. Rifat Devamını Oku

  • kısım: Avuç dolusu. Parçalara ayrılmış bir şeyin her bölümü, bölük, kesim Örnek: Şimdi hayatının rol oynamaya lüzum görmediği kısımlarına, yani onun ev hayatına geliyorum. R. N. Güntekin Bir cinsten veya meslekten olanların tümü Devamını Oku

  • yatık kıvrım dizisi: Birbirlerinin ekseni üzerine gelmiş yatık kıvrımlar. Devamını Oku

  • akılsızlık: Akılsız olma durumu. Akılsızca yapılan iş veya davranış Örnek: Ben o kadınlardan değilim ki, evin büyüğü ben olacağım diye tutturup akılsızlıklarla ağzımın tadını kaçırayım. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • yıkık: Yıkılmış olan, harap, viran Örnek: Oradaki yıkık evin kapısından belki gökyüzüne gireceğiz. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • kırıtma: Kırıtmak işi, cilve, işve Örnek: O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir. S. Birsel Devamını Oku

  • kıvrım kıvrım: Kıvrımları olan, dalgalanmış bir yüzey veya dalgalı bir çizgi biçiminde olan. Kıvrımlı bir biçimde. Devamını Oku

  • günlük alım satım: Piyasa oyuncularının aynı gün içinde yapmış oldukları menkul değer, döviz ve altın alım satımları. Devamını Oku

  • layık: Nitelikleri, özü, hareketleri, davranışlarıyla bir şeyi elde etmeye hak kazanmış olan Örnek: Sevilmeye o herkesten fazla layıktır. P. Safa Bir kimseye uygun olan, yaraşan. Uygun, değer, yakışır. Devamını Oku

  • ermeni gelini gibi kırıtmak: Ağır hareket edenlere alay yollu söylenir. Ağır veya yavaş hareket etmek: “O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir.” -S. Birsel. Devamını Oku

  • ermeni gelini gibi kırıtmak: Ağır hareket edenlere alay yollu söylenir. Ağır veya yavaş hareket etmek: “O kuruntularımız, o tafralarımız, o Ermeni gelini gibi kırıtmalarımız pek boşuna demektir.” -S. Birsel. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar