küçükçe sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte küçükçe kelimesinin manası:

  1. Biraz küçük.

küçükçe ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • yemiş: Bitkilerde, döllenme sonunda çiçeği meyve yapraklarından oluşan ve tohumu taşıyan organ, meyve Örnek: Ben biraz zeytin, biraz salata, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek İncir. Devamını Oku

  • kısıkça: Biraz kısılmış Örnek: Halide’yi ararken mutfakta kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık. M. Ş. Esendal Biraz kısılmış olarak. Devamını Oku

  • tuğla harmanı: Tuğla yapılan yer Örnek: Kâğıthane yolundaki tuğla harmanlarından gelen dumanlar … biraz günlük, biraz öd ağacı ve biraz da ölüm kokardı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • lafazanlık: Gevezelik Örnek: Artık lafazanlığı bırakalım da biraz biraz iş görelim, değil mi? P. Safa Devamını Oku

  • dağınıkça: Biraz dağılmış, dağınık gibi Örnek: İçerisi biraz dağınıkça fakat insana sükûnet veren bir yerdi. C. Uçuk Devamını Oku

  • geççe: Biraz geç olarak, geç saatlere yakın Örnek: Sağ olsun, akşamları evine biraz geççe gelir. P. Safa Devamını Oku

  • lokman ruhu: Eter Örnek: Bana biraz lavanta çiçeği, biraz limon, biraz lokman ruhu getirin. O. C. Kaygılı Eter. Devamını Oku

  • kaçıkça: Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer Örnek: Arkadaşımın, kaçıkçadır, sözü kadının bakışlarını ve davranışını açıklamaya yetiyordu. E. Bener Biraz kaçık olarak. Devamını Oku

  • doymak: İsteği kalmayıncaya kadar yemek, açlığı kalmamak Örnek: Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım. B. Felek Bir gereksinimini yeteri kadar karşılamak. Yeter bulmak, kanmak, tatmin olmak. Devamını Oku

  • duygun: Duygulu, duyar, hassas Örnek: Bizim kız biraz hayalci, biraz romantik, biraz çokça duygun olsaydı, belki başka şeyler de öğrenecekti. M. Ş. Esendal Duygulu, hassas. Devamını Oku

  • öç: Kötü bir davranış veya sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve işi, intikam. Örnek: Bunda da biraz öç, biraz nispet, biraz kurum arzusu vardır. A. Gündüz Yapılan bir kötülüğün acısını kötülük yaparak çıkarmak, intikam almak: “Sen öz babanın öcünü alamadın diye o da dedesinin ahını yerde mi koyacaktı?” -N. Hikmet. Devamını Oku

  • hayalci: Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse. Karagöz oynatan kimse, hayalî. Devamını Oku

  • somewhat: Bir miktar, biraz, az çok, bir tür, bir parça Biraz, bir dereceye kadar Devamını Oku

  • yaşlıca: Biraz yaşlı olan Örnek: Yaşlıca bir erkekle biraz paytakça bir kadın ağır ağır yürüyorlardı. A. Gündüz Devamını Oku

  • düşünceli: Düşüncesi olan. Düşünerek davranan, anlayışlı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar