kuru kangren sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte kuru kangren kelimesinin manası:

  1. İrin yapıcı bakterilerin olmaması nedeniyle, nekrotik dokunun suyunu kaybederek kurumasıyla oluşan kangren. Genellikle donmalarda ve ergotizmde bacaklar, kulak kepçesi, kuyruk ucu, ibik ve sakal gibi perifer bölgelerde oluşur.

kuru kangren ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • gazlı kangren: Clostridium türleri başta olmak üzere gaz üreten bakterilerin oluşturduğu, etkilenen bölgenin çıtırtıyla kesildiği ve ekşimiş tereyağına benzer bir kokuyla belirgin kangren çeşidi. Kötücül ödem, yanıkara ve insanlarda özel olmayan yara enfeksiyonlarında görülür. Devamını Oku

  • ıslak kangren: Yaş kangren. Devamını Oku

  • kangren: Vücudun bir yerindeki dokuların ölmesi Örnek: Onun bacağını kangren tehdit edip de tecrit ettiğimiz vakit daha iyi tanıdım onu. H. E. Adıvar Dokuların kansız kalarak ölmesi, ardından da kokuşma bakterileriyle enfekte olması sonucu oluşan, pıhtılaşma ve erime nekrozlarının bir arada bulunduğu patolojik değişim. Devamını Oku

  • kuruşu kuruşuna: Hesap tam çıkartılarak, kuruş kuruş Örnek: Yaptığı masrafın hesabını kuruşu kuruşuna verdi. S. Eyuboğlu Devamını Oku

  • kangren olmak: Vücudun bir yerindeki dokular ölmek. Devamını Oku

  • amfizemli kangren: Yanıkara. Devamını Oku

  • kuru tarım: Kurak veya yarı kurak bölgelerde, sulama yapmadan tarladan ürün alınması yollarını gösteren tarımsal tekniklerin bütünü, kuru ziraat. Yarı kurak bölgelerde tarlayı sulamadan, ancak verimin büsbütün düşmemesi için yabanıl otları ayıklayıp Devamını Oku

  • kuru yemiş: Fındık, fıstık, leblebi gibi yemek dışında yenilen yiyecekler. Devamını Oku

  • kuru ot depolama işlemi: Kuru otların yığın, balya, pelet olarak veya saman makinesinden geçirilerek saman biçiminde, kaliteli otlarda mekanik ve oksidasyon kayıplarını azaltmak için küp durumuna getirme gibi yaygın olarak kullanılan saklama biçimi. Devamını Oku

  • kuru: Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı Örnek: Yanakları kuruydu, fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı. H. E. Adıvar Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı Devamını Oku

  • kuruş: Liranın yüzde biri değerinde Türk parası Örnek: Kırmızı meşin üzerine yaldızlı en iyi cildi beş kuruşa yapardı. H. C. Yalçın Kurma işi veya biçimi Bir Türk Lirasının yüzde biri değerindeki para. Devamını Oku

  • kuruş kuruş: Kuruşu kuruşuna. Devamını Oku

  • ecnebi kuruş: Bk. riyal. Devamını Oku

  • kuru iftira: Gerçekle hiçbir ilişiği, hiçbir dayanağı olmayan iftira. Devamını Oku

  • kuru fasulye: Fasulye bitkisinin beyaz tohumu. Fasulye tohumundan yapılan etli veya etsiz salçalı, sulu yemek. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar