laalle sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte laalle kelimesinin manası:

  1. Arabçada olması mümkün şeyler için kullanılır. Ola ki, umulur, ümid edilir, umulur ki manalarınadır. Ümide veya endişeye delalet eder. (Bak: İnne)

laalle ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • imma: (Terdid edatıdır) “Ya, veya” diye tercüme edilir.. Şek, şüphe, ibahe, bağışlamak, hayret vermek manalarını da ifade eder. Devamını Oku

  • delaleti selase: Üç çeşit delalet. Bunlar da: Delalet-i mutabıkıye, delalet-i tazammuniye, delalet-i iltizamiyedir.1- Delalet-i mutabıkıye: Bir kelamın vaz’olunduğu, yani kasdedilen mananın tamanına delaletidir. Mesela: İnsan lafzı, insanın tam mahiyeti olan, hayvan-ı natık, (yani, konuşan hayat sahibi varlık) manasına delaleti gibi.2- Delalet-i tazammuniye: Bir lafzın vaz’olunduğu mananın bir cüz’üne delaletidir.3- Delalet-i iltizamiye: Bir lafzın vaz’olunduğu mananın lazımına yani Devamını Oku

  • delaleti selase: Üç çeşit delalet. Bunlar da: Delalet-i mutabıkıye, delalet-i tazammuniye, delalet-i iltizamiyedir.1- Delalet-i mutabıkıye: Bir kelamın vaz’olunduğu, yani kasdedilen mananın tamanına delaletidir. Mesela: İnsan lafzı, insanın tam mahiyeti olan, hayvan-ı natık, (yani, konuşan hayat sahibi varlık) manasına delaleti gibi.2- Delalet-i tazammuniye: Bir lafzın vaz’olunduğu mananın bir cüz’üne delaletidir.3- Delalet-i iltizamiye: Bir lafzın vaz’olunduğu mananın lazımına yani Devamını Oku

  • fret 2: (–ted, –ting) (küçük şŸeyler için) endişŸe etmek; endişŸelendirmek, endişŸeye düşŸürmek. (küçük şŸeyler yüzünden) sinirlenmek, kızmak, sıkılmak; sinirlendirmek, kızdırmak, sıkmak. yıpratmak; aşŸındırmak; çürütmek. dalgalandırmak.” Devamını Oku

  • likes and dislikes: HoşŸA giden ve hoşŸa gitmeyen şŸeyler, birinin beğŸendiğŸi veya beğŸenmediğŸi şŸeyler Devamını Oku

  • agita: Hazımsızlık, (İtalyan-Amerikan argosu) dispepsi, mide fesadı, mide ekşŸimesi; ajitasyon, endişŸe Devamını Oku

  • subbuhun kuddusün: “Allah (C.C.) subbuhtur, kuddustür. Zatına ve sıfatına fena, noksan ve kusur yanaşamaz. Her zaman ve her dilde, her mahluk onu tesbih ve takdis eder.” gibi manaları ifade eder. (Osmanlıca’da yazılışı: subbûhun kuddûsün) Devamını Oku

  • keyfe: Arabçada sual cümlesinin başına gelir. “Nasıl? Nice?” manalarınadır. Devamını Oku

  • suni besleme: Hasta veya operasyon sonu 3 günden fazla yem tüketememiş köpeklerde zorla, ağız-mide tüpü, burun-mide tüpü, yutak veya mide tüpüyle yapılan besleme biçimi. Yeni doğan yavruların annesine ait olmayan sütle yetiştirilmesi, Devamını Oku

  • renklendirmek: Bir şeyin renkli olmasını sağlamak Örnek: Arka kapak için, dünya karikatürleri için seçtiklerini istif eder, o renklendirir… Y. Z. Ortaç Neşelendirmek, canlılık ve hareket kazandırmak Örnek: Hintli kadın, toplantıyı renklendirmek için, herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu. B. Felek Devamını Oku

  • hock: At gibi hayvanların içdizi; topal etmek Ren şarabı, beyaz Alman şarabı. Devamını Oku

  • delaleti zatiye: Kendi zatı ile, bizzat kendisini eserleri ile göstermek suretiyle olan delalet, şahidlik. (Osmanlıca’da yazılışı: delalet-i zâtiye) Devamını Oku

  • hed better not: Yapmazsa daha iyi eder, yapmaması tercih edilir, yapmamalı (Yazılışı: he’d better not-) Devamını Oku

  • bordeaux: Bordo limanı Bordo şarabı .Bordeaux mixture ağaçları korumak için kullanılan karışım. Devamını Oku

  • ela: Gözde sarıya çalan kestane rengi. Bu renkte olan Örnek: Ela gözlerini sevdiğim dilber/ Seni görmeyeli göresim geldi. Karacaoğlan sarıya çalan kestane rengi, göz rengi Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar