lactating sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte lactating kelimesinin manası:

  1. [lactate] süt vermek, süt salgılamak
  2. Emzirerek

Sponsorlu Bağlantılar

lactating ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • lactate: ), (f.) laktik asidin tuzu veya esteri Süt hasıl etmek Devamını Oku

  • yield: Vermek, ödemek Mahsul vermek Teslim Devamını Oku

  • provide: Sağlamak, karşılamak, temin etmek, ihtiyacını karşılamak, şart koşmak, koşul koymak, önlem almak, hazırlıklı olmak Tedarik etmek sağlamak, bulmak Devamını Oku

  • salgılama: Salgılamak işi. Bir bez ya da bez hücresinin salgı çıkarması. Sekresyon. Devamını Oku

  • recompense: Karşılığını vermek, hakkını vermek, ödüllendirmek, telafi etmek, cezasını vermek, karşılamak ), (i.) karşılığını vermek, mükafatlandırmak Devamını Oku

  • answer: Cevap vermek, gelmek (çağrılınca) , gitmek Halletmek Devamını Oku

  • yağdırmak: Yağmasını sağlamak. Bir şeyi aralıksız ve çok sayıda atmak, indirmek, savurmak. Devamını Oku

  • secreting: [secrete] salgılamak, gizlemek, saklamak Salgılayan, çıkaran, yayan, sızdıran Devamını Oku

  • reimburse: Sarfolunmuş parayı tediye etmek, parasını geri vermek Geri ödemek, zararını karşŸılamak, masraflarını karşŸılamak, tazminat vermek Devamını Oku

  • whip 1: (–ped, –ping) (kamçı, kayışŸ, bastonb. ile) vurmak; kamçılamak; kırbaçlamak; (birinin kıçına) şŸaplak indirmek; dayak atmak. out çıkarıvermek, birdenbire çıkarmak: He whipped out his knife. Birdenbire bıçağŸını çıkardı. around/round/across/off/over çabucak/bir koşŸu gitmek: He´ll whip round to the grocer´s and get it. Bir koşŸu bakkala gidip alır. around/round/across/over (rüzgar) şŸiddetle esmek. (sütün yüzünde toplanan kremayı, yumurtayıb.´ni) çırpmak. Devamını Oku

  • sekret: Salgılamak, salgı meydana getirmek. Devamını Oku

  • grant: ), (i.) ihsan etmek, bahşetmek, vermek Bağışlamak, ferağ etmek, terketmek Devamını Oku

  • fructify: Meyva vermek Meyva verir hale getirmek, mümbitleştirmek. Devamını Oku

  • sekresyon: Salgı Bk. salgı, salgılama Salgı Devamını Oku

  • returned: Dönmek, geri dönmek, misilleme yapmak, geri göndermek, getiri sağlamak, getirmek (faiz vb), resmen bildirmek, hüküm vermek, karar vermek [mahk.], yansıtmak, milletvekili seçmek, geri vurmak, topu karşılamak, döndürmek Geri döndürülmüs Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar