lanca sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte lanca kelimesinin manası:

  1. [lonca]: Harman yerine su taşımakta kullanılan fıçı. (Öveçler '*Kırkağaç -Manisa) [lonca] : (Öveçler *Kırkağaç -Manisa)

lanca ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • anadal: Biçilen ekini harman yerine taşımakta kullanılan üç uzun dişli ağaç araç. (Yenikent *Aksaray -Niğde) [bk.anadut] Devamını Oku

  • digren: Biçilen ekini toplayıp harman yerine taşımak için kullanılan demir araç. (Taşpınar *Aksaray -Niğde) Harman yerinde ekin saplarını karıştırmakta kullanılan iki ya da üç çatallı ağaç araç. (Adalıkuzu *Güdül -Ankara) Devamını Oku

  • sağlanca: Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması. Devamını Oku

  • thrasher: Ardıçkuşuna benzeyen ve Amerika’ya özgü bir tur ötücü kuş. Harman döven kimse Devamını Oku

  • gaz maskesi: Zehirli gazlardan korunmak amacıyla özel olarak yapılmış gereç Örnek: Bunların hemen hepsi, cici bici el çantaları yerine, gaz maskeleri taşımakta idi. Y. K. Karaosmanoğlu İçinde etkin kömür vb. gaz tutucu kimyasal özdekler olan ve ağılı gazlardan korunmak için kullanılan bir araç. Devamını Oku

  • rifa: Ekini tarladan getirip harman yerine ilettikleri vakit. Devamını Oku

  • saptakımı: Tarladan harman yerine sap taşımak amacıyla hazırlanacak kağnı ya da arabaya eklenecek ağaç düzen. Devamını Oku

  • saygı çokluğu: Aslında tek bir varlığı gösterdiği hâlde, anlatıma saygı, nezaket ve alçak gönüllülük (tevazu) inceliği katmak üzere kullanılan çokluk biçimi: Bana bu konuda bir yardım lûtfeder misiniz?(lûtfeder misin yerine). Hanımefendi birlikte gelecekler mi? (gelecek mi yerine). Siz buradan ayrılıyor musunuz? (ayrılıyor musun? yerine). Bize (bana yerine) karşı gösterilen yakın ilgiden dolayı teşekkürü borç biliriz (bilirim yerine); Devamını Oku

  • ikame: Yerine koyma, yerine kullanma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Devamını Oku

  • sapkağnısı: Tarladaki biçilmiş ekini harman yerine taşımak amacıyle özel biçimde hazırlanmış kağnı. (-Amasya) Devamını Oku

  • harm doer: Muhkem etmek, sağlamlaştırmak. ), (f.) zarar, hasar Devamını Oku

  • winnow: Buğdayı savurup tanelerini ayırmak İnceleyip ayıklamak Devamını Oku

  • şimdiki zaman kipinin rivayeti: Hâlen sürmekte olan bir oluş ve kılışı, duyuma veya sonradan farketmeye dayanarak anlatan kip. -Iyor-muş (<-Iyor-imiş) ve -mAktA-y-mış (<-mAktA imiş) ekleriyle karşılanır: gel-iyor-muş-um, gel-iyor-muş-sun, gel-iyor-muş; uyumakta-y-mış-ım, uyu-makta-y-mış-sınız, uyu-makta-y-mışlar gibi. || Evvelce burasının bir yatak odası olduğunu sanırdım, aldanıyormuşum (M.Ş. Esendal, İhtiyar Çilingir, s. 32). Meger herif su satıyormuş. Ceplerimi karıştırdım; bozuk para bulamadım (F. R. Devamını Oku

  • badas: Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. Devamını Oku

  • harman yeri: Üzerinde harman dövülen, sıkıştırılmış sert toprak alan Örnek: Harman yerinde yanmış buğdayları ayıklıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar