latife sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte latife kelimesinin manası:

  1. Şaka.
  2. Yumuşak, hoş, güzel, sevimli.
  3. Güldüren, tuhaf ve güzel söz, şaka.
  4. güldürecek, tuhaf ve güzel söz ve hikaye şaka
  5. Hoş söz. Şaka. Mizah. Söz ile iltifat. İnsanın çok ince ve hassas olup kalbe bağlı bir duygusu. (Mukabili ciddiyettir) (Bak: Letaif)

latife ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • latife etmek: Etmek. Devamını Oku

  • latife latif gerek: “şaka yaparken bile incelikten ayrılmamak gerek” anlamında kullanılır. Devamını Oku

  • fıkaratı latife: Hoş ve latif hikayeler. (Osmanlıca’da yazılışı: fıkarât-ı latife) Devamını Oku

  • duygulu: Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan, içli, hassas Örnek: Bizi kapıda yumuşak, içli, duygulu bir kadın karşıladı. H. Taner Devamını Oku

  • delicate: Nazik, narin, ince, zayıf, kolay kırılır Hassas,(Aletler) hassas,(aletler) dakik, titiz Devamını Oku

  • gülmece: Eğlendirme, güldürme ve bir kimsenin davranışına incitmeden takılma amacını güden ince alay, mizah, humor. Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan edebiyat türü, mizah, ironi. Devamını Oku

  • narrative: Hikaye, öykü, hikaye anlatma, rivayet Hikaye, fıkra Devamını Oku

  • letaifi aşere: On latif duygu. On adet latifeler.(Letaif-i aşere; İmam-ı Rabbani, kalb, ruh, sır, hafi, ahfa, insanda anasır-ı erbaanın herbir unsurdan o unsura münasib bir latife-i insaniye tabir ederek, seyr ü sülukta her mertebede bir latifenin terakkiyatı ve ahvalinden icmalen bahsetmiş. Ben kendimce görüyorum ki, insanın mahiyet-i camlasında ve istidad-ı hayatiyesinde çok letaif var. Onlardan on tanesi Devamını Oku

  • gökçek: Güzel, sevimli (kimse) Örnek: Gökçektin kız, daha bir gökçek oldun. T. Buğra 1. güzel çok güzel. 2. hoş, sevimli, cana yakın alımlı. 3. ince narin zarif. 4. güler Devamını Oku

  • kuvvei lamise: Dokunma ve hissetme duygusu. Sertliği ve yumuşaklığı anlama duygusu. (Osmanlıca’da yazılışı: kuvve-i lâmise) Devamını Oku

  • drollery: Şaka, espri, maskaralık, tuhaf şey, gariplik Mizah, şaka, tuhaflık Devamını Oku

  • tender 1: Kolaylıkla incinen, hassas, duyarlı: The skin around the wound is very tender. Yarayı çevreleyen cilt çok hassas. şŸefkatli, müşŸfik, sevecen. yumuşŸak, sert olmayan (et, sebze, meyveb.). Devamını Oku

  • acımasız: Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce Örnek: Bomboş, acımasız bakan gözler, sert ince dudaklı ağız… N. Cumalı Devamını Oku

  • fine 1: Güzel, ince, zarif. ince. saf, katışŸıksız, halis. hassas, ince ruhlu, duygulu. ala, mükemmel, üstün. açık, güzel Devamını Oku

  • mizahsı: Mizahı andıran, mizaha benzeyen, mizah gibi, mizahımsı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar