lavman sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte lavman kelimesinin manası:

  1. Kalın bağırsağı anüs yoluyla su fışkırtarak yıkama.
  2. Bu iş için kullanılan alet ve sıvı.
  3. Tanı veya tedavi amaçlı kalın bağırsağın son bölümüne sıvı veya yarı sıvı madde verilerek boşaltılması.
  4. Rektum yoluyla kullanılmak üzere hazırlanan ilaç biçimi, enema

lavman ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sıkıntılı solunum sendromu: Erken doğan yavrularda yeterli miktarda yüzey gerilimini azaltıcı etkisi olan sürfektan madde salınamaması sonucu alveollerin sönmesi veya sıvıyla dolmasıyla belirgin bir hastalık. Doğal veya yapay sürfektan madde verilerek tedavi edilebilir. Devamını Oku

  • çağrı cihazı: Telefon sistemi ve ağı düzeninde belli bir numara verilerek taşıyanına kolayca ulaşılmasını veya ona haber bırakılmasını sağlayan alet. Devamını Oku

  • güveni kötüye kullanma: Belli bir süre kullanılmak üzere bir kişiye her ne adla olursa olsun teslim edilen bir şeyin, hata veya ihmal sonucunda, kendisi veya başkasının yararına kullanılması, satılması, rehin edilmesi, tüketilmesi, değiştirilmesi veya bozulması. krş.güveni kötüye kullanma sigortası Devamını Oku

  • kapalı devre temizleme: Süt fabrikalarında üretimden sonra alet ve ekipmanların sökülmeden yıkama çözeltilerinin kapalı devre dolaşımı yoluyla temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması işlemi, CIP. Devamını Oku

  • narkoz: İlaçla yapay olarak sağlanan ve vücutta bir veya birkaç görevin azalmasına yol açan uyku durumu. Ameliyat yapmak için duyu, hareket ve bilincin damar yolu veya solunum yolu ile narkotik madde Devamını Oku

  • gazbeton: incede ve silisli bir agrega ve inorganik bir bağlayıcı madde (kireç veya çimento) ile hazırlanan karışımın, gözenek oluşturucu bir madde katılarak hafifletilmesi yoluyla elde edilen hafif beton. Devamını Oku

  • silisyum dioksit: Buhar faz hidrolizi yoluyla veya parçacıkların iriliklerinin amaçlanan etkiyi sağlayabileceği bir yöntemle elde edilen yemlerde veya yem bileşenlerinde topaklaşmayı önleyici madde ve/veya öğütmeyi kolaylaştırıcı madde olarak kullanılan bir madde. Devamını Oku

  • şırınga: Havayı, sıvıları emmeye veya itmeye yarayan alet. Kaslar veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek için kullanılan bir tür pompa, araç, iğne, enjektör. Devamını Oku

  • fototerapi: Lşığın tedavi amacıyla kullanılması. Işık tedavisi Devamını Oku

  • püskürtme çözeltisi: Deri, ağız ve burna püskürtülerek kullanılmak üzere hazırlanan, basınçla sıvılaştırılmış çözelti. Devamını Oku

  • Javel suyu: Ağartma işlemlerinde kullanılan potasyum klorür ve hipokloritden oluşan çözelti, çamaşır suyu. Tıbbi amaçla dezenfektan olarak kullanılmak üzere sodyum hipokloritin suda hazırlanan % 12’lik çözeltisi. Devamını Oku

  • Javel suyu: Ağartma işlemlerinde kullanılan potasyum klorür ve hipokloritden oluşan çözelti, çamaşır suyu. Tıbbi amaçla dezenfektan olarak kullanılmak üzere sodyum hipokloritin suda hazırlanan % 12’lik çözeltisi. Devamını Oku

  • genetik mühendisliği: Yeni genler ya da gen kombinasyonları oluşturmak için deneysel teknikler kullanılması. Rekombinant DNA teknolojisi. Tedavi edici bir madde, aşı veya doğadakinden daha çabuk, daha fazla miktarlarda ürün üretmek için genetik Devamını Oku

  • kuinakrin hidroklorür: Başlangıçta malarya (sıtma) etkenlerine karşı kullanılmasına karşın, plasmodium vivax etkenlerine karşı etkin olmadığından dolayı bu amaçla kullanımı terk edilen ve günümüzde giardiya enfeksiyonlarını tedavi etmek amacıyla kullanılan, ağız yoluyla kullanılması durumunda sindirim kanalından kolayca emilerek tüm doku ve organlara dağılabilen, 2 ay boyunca idrarla atılarak vücuttan temizlenen, ayrıca, güvercinlerde Haemoproteus ve koksidiler, köpeklerde ise Taenia Devamını Oku

  • anteretrograd sistografi: Üretradan uygulanan sonda yoluyla, idrar torbası içine kontrast madde verilerek görüntü alınması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar