leaning over sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte leaning over kelimesinin manası:

  1. Abanmak, alçalmak, eğŸilmek

leaning over ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • stoop: Eğilmek; kamburunu çıkarmak; tenezzül etmek, alçalmak, kendini küçük düşürmek; üstüne atılmak; eğmek; eğilme; kambur duruş; tenezzül, alçalma; üstüne atılma Ufak veranda. Devamını Oku

  • stoop 1: EğŸIlmek; öne eğŸmek; over -in üstüne eğŸilmek/abanmak. omuzları çökük/düşŸük olmak/durmak, hafif kambur olmak: He stoops. Omuzları çökük. to -e tenezzül etmek: I didn´t think she´d stoop to doing that. Onu yapmaya tenezzül edeceğŸini zannetmezdim. hafif kambur.” Devamını Oku

  • stooped: Eğilmek, öne doğru eğilmek, kambur durmak, alçalmak, tenezzül etmek, eğmek, hızla alçalıp avına vurmak (şahin vb.) EğŸIl Devamını Oku

  • yüklenmek: Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak Örnek: Araba durdukça önümdekine, kalktıkça arkamdakine yükleniyorum. B. Felek Bir yükü taşımayı üstüne almak. Devamını Oku

  • incline: Eğilmek, yatmak, eğim yapmak, baş eğerek selamlamak, eğilimi olmak, meyletmek, çalmak, yatkın olmak, eğmek, yatırmak, sürüklemek, yönlendirmek, neden olmak Eğri yüzey, mail satıh Devamını Oku

  • iftihara geçmek: Okuldaki başarısı ve iyi davranışları nedeniyle üstün öğrenci seçilmek, övünç çizelgesinde yer almak. Devamını Oku

  • fall down: Düşmek, çökmek, yıkılmak, eğilmek, saygıyla eğilmek, reddetmek, geri çevirmek, başarısızlığa uğramak, kötü gitmek Devamını Oku

  • eyer boşaltmak: Cirit oyununda hedef olmaktan kurtulmak için eyer üzerinde sağa sola eğilmek. 1) cirit oyununda hedef olmaktan kurtulmak için eyer üzerinde sağa sola eğilmek; 2) saldırıları boşa çıkaracak önlemler almak. Devamını Oku

  • bend back: Geri eğŸilmek, geriye doğŸru eğŸilmek Devamını Oku

  • double: İki misli yapmak; iki ile çarpmak; bukmek, iki kat yapmak; sıkmak (yumruk); iki mislini ihtiva etmek, iki misli kıymeti olmak; bir burunu dolaşmak (gemi); bir oktav daha yüksek veya daha alçak ses vermek; iki misli olmak; aynı yoldan geri dönmek; bükülmek, katlanmak; tiyatro aynı piyeste iki rol almak; for ile dublorluk etmek; briç kontr yapmak Devamını Oku

  • incline 1: -e yöneltmek, -e sebep olmak: It inclined him to support us. Onu bizi desteklemeye yöneltti. to eğŸiliminde olmak: His thought inclines to the radical. DüşŸüncesinde radikalliğŸe bir eğŸilim var. eğŸilmek, meyletmek. to (renk) -e çalmak. Devamını Oku

  • to lean against: Abanmak Devamını Oku

  • to lean against: Abanmak Devamını Oku

  • to lean against sth: Abanmak Devamını Oku

  • lean against: Abanmak, dayamak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar