levelling sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte levelling kelimesinin manası:

  1. DüzgünleşŸTirme, düz yapma; eşŸitleme; tahrip etme; yere serme; düzleşŸtirme; seviye dengeleyici kullanma

levelling ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • levelling curve: Düzeç egrisi Devamını Oku

  • eşitleme çukur fırını: İçinde, eşitleme işlemi yapılan, yere kazılmış çukur fırın, eşitleme çukuru diye de bilinir. Devamını Oku

  • level compensator: Seviye dengeleyici Devamını Oku

  • act of attainder: Mahkum etme hareketi, yetki kullanma; yapılmışŸ olan hareket; performans; yapma süreci Devamını Oku

  • işhas: Fesatçılık ve dedikoduculuk yapma. Çekiştirme. Gıybet etme. Devamını Oku

  • angary: Harp halinde tarafsız bir ülkenin emlâkını kullanma ve tahrip etme hakkı Bir geminin müsaderesi. Devamını Oku

  • conversion: Herhangi bir online reklam aracıyla (Banner, içerik bağlantılı reklam kutusu) siteye gelen ziyaretçinin istenen aktiviteyi gerçekleştirmesi. Bu aktivite satınalma, bülten aboneliği, site üyeliği gibi, siteyi ziyaret etmenin dışında herhangi bir aktivite olabilir. Devamını Oku

  • equalization: Ses frekansının değiştirilmesi. Eşitlik, eşitleme, eşitlenme, uyuşma, balans ayarı yapma, dengeleme, beraberlik Devamını Oku

  • knockdown: ), (i.) yere serici (darbe), mat edici Portatif, taşınmak için sökülür kurulur (eşya) Devamını Oku

  • instrumentation: Bir müzik parçasının çeşitli seslerini çalgılara taksim etme, enstrümantasyon Aletler takımı Devamını Oku

  • edification: Zihni ve ahlâki yönden geliştirme, yetiştirme, takviye etme Bilgi verme Devamını Oku

  • suasion: İkna etme, gönlünü yapma, razı etme. Gönlünü alma, razı etme, ikna etme, tatlı dille kandırma Devamını Oku

  • destruction: Harap etme, mahvetme, yok etme, helâk, yıkılma Yıkım Devamını Oku

  • ılınlanım: Bir üçlü yükselteç çevriminde üst-üşek kafes sığasının etkisini önlemek için bir dengeleyici sığaç kullanma. Elektriksel yük dengesi yitmiş olan bir dizgede dengeyi kurma. Devamını Oku

  • tedavi: İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma Örnek: Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu. Y. K. Karaosmanoğlu Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. İyileştirme Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar