lipofuskinozis sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte lipofuskinozis kelimesinin manası:

  1. Yaşlı hayvanlarda, örneğin; E vitamini yönünden yetersiz ve doymamış yağ asitlerinden zengin gıdalarla beslenen köpeklerde, özellikle yüksek metabolizmaya sahip organların hücrelerinde yaşlanma pigmentinin birikimi. Kalp kası hücrelerinde çekirdeğin çevresinde, gangliyon ve karaciğer hücre sitoplazmaları içerisinde gelişigüzel yerleşir.

Sponsorlu Bağlantılar

lipofuskinozis ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • seroid lipofuskinozis: İlerleyen yaşla birlikte, lipopigment ve yaşlanma pigmentinin sitoplazmik granüller tarzında sinir hücresi, makrofaj ve kas hücrelerinde birikmesi. Birçok organda birikimlere rastlanmasına karşın genellikle serebral korteks, retinal nöronla Purkinje hücrelerinde birikir. Klinik olarak körlük ve kaslarda koordinasyon bozukluluğu dikkati çeker. Devamını Oku

  • karnitin: Bk. B vitaminleri Yağ asitlerini sitoplazmadan mitokondri matriksine taşıyan, aerobik kas kasılmalarında hiperemiyi, hipoglisemiyi, karaciğer yetmezliğini ve kalp rahatsızlıklarını engelleyici etkisi olan, organizmada lizin ve metiyonin amino asitlerinden sentezlenebilen, azot Devamını Oku

  • d vitamini: Balık karaciğerinde, yumurta sarısında ve sütte bulunan, normal diş ve kemik gelişmesi için gerekli olan, mor ötesi ışınlara maruz kalan deride öncü maddelerden oluşan, D2 vitamini (kalsiferol), D3 vitamini (kolekalsiferol) ve D4 vitamini (dihidrotakisterol) gibi tipleri bulunan yağda çözünen bir vitamin. Devamını Oku

  • kümes hayvanları sakatatı: Kümes kanatlılarının yemek borusu, akciğer, kalp, karaciğer, dalak, mide, kursak, taşlık, gelişmemiş yumurtalar ve bağırsakları içine alan, vücut boşluğunun bütün organları. Devamını Oku

  • kalp kasında yağ dejenerasyonu: Düzensiz, solgun, sarı odaklarla belirgin, kalp kası hücrelerinde yağ birikimi, miyokartta yağ değişikliği. Özellikle bakteriyel kökenli çeşitli akut toksemilerde görülür. Devamını Oku

  • organ: Canlı bir vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv Örnek: Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu. N. Cumalı Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Örgen Devamını Oku

  • balık sakatatı: Balıkların solungaç, kalp, karaciğer, dalak, mide ve bağırsakları içine alan, vücut boşluğundaki bütün organları. Devamını Oku

  • içorgan: Vücudun büyük boşluklarında bulunan kalp, mide, akciğerler, karaciğer gibi başlıca organların ortak adı. Devamını Oku

  • alfa linoleik asit: Çok çift bağlı doymamış yağ asitlerinden esansiyel bir yağ asidi. Devamını Oku

  • hemosiderozis: Dokularda yerel veya genel olarak hemosiderin pigmentinin birikimi. Devamını Oku

  • omurilik gangliyonu: (Yun. ganglion: küçük şiş, ur) Motor sinirlerinin omuriliğin art kökünden çıkar çıkmaz meydana getirdiği gangliyon, sinir düğümü. Motor sinirlerinin omuriliğin arka kökünden çıkar çıkmaz meydana getirdiği gangliyon, spinal gangliyon. Devamını Oku

  • tavuk bağırsak unu: Mezbahada kanatlıların karaciğer, kalp ve böbrek vb. iç organlarının toplanarak basınç altında pişirilmesiyle elde edilen ve yemlere protein kaynağı olarak katılan ürün. Devamını Oku

  • folik asit: B vitaminleri grubundan, bira mayası, karaciğer ve yeşil bitkilerde bulunan, eksikliğinde bir çeşit kansızlığa yol açan, nükleik asit metabolizmasında önemli olan, suda çözünen bir vitamin. BC vitamini. Bira mayası, karaciğer Devamını Oku

  • tromboz: Pıhtı tıkacı oluşması Kan pıhtısı teşekkülü. Devamını Oku

  • balık yağı: İri balık ve deniz hayvanlarının sanayide kullanılan yağı. Morina balığının karaciğerinden çıkarılan ve hekimlikte zayıflığa karşı kullanılan iyotlu, vitaminli yağ. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar