lowest effect level sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte lowest effect level kelimesinin manası:

  1. Etkili en düşük doz

lowest effect level ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • telling: Tesirli, etkili .tellingly etkili bir şekilde, tesirli olarak. Etkili, tesirli, belli eden Devamını Oku

  • çarpıcı: Etkili. Etkili bir biçimde Örnek: Ne kadar küçük olursa olsun, bu ona pek çarpıcı ve aydınlatıcı geliyordu. T. Buğra Devamını Oku

  • forcible: Zora dayanan: mecburi Canlı Etkili, Devamını Oku

  • tolnaftat: Dermatofitlere karşı etkili, toliltiyokarbamatın naftil türevi olan ve yerel uygulanan mantarlara etkili sentetik bir madde. Devamını Oku

  • esaslı: Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru Örnek: … gövdesini kuş tüyü yastıkların içine daha esaslı bir tarzda yerleştirdi. Y. K. Karaosmanoğlu Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak. Devamını Oku

  • iksir: Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı Örnek: İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor. H. R. Gürpınar İç ferahlatıcı ilaç veya içki. Aşk ilham eden büyülü içki. Devamını Oku

  • iksir: Hayatı ölümsüzleştirme, madenleri altına çevirme vb. olağanüstü etkileri olduğuna inanılan sıvı Örnek: İşte şimdi damarlarımda bu iksirin alevleri dolaşıyor. H. R. Gürpınar İç ferahlatıcı ilaç veya içki. Aşk ilham eden büyülü içki. Devamını Oku

  • commanding: Emreden Etkili: hâkim. Emreden; hükmeden, Devamını Oku

  • moving: Kımıldanır, oynar, hareket eder Hareket verici Devamını Oku

  • antiviral: Virüslara etkili, virusların zararlı etkilerini önleyen. Virüslerin üreme adımlarından bir veya bir kaçını engelleyerek virüs üremesini durduran veya baskılayan ajanlar. Devamını Oku

  • antiviral: Virüslara etkili, virusların zararlı etkilerini önleyen. Virüslerin üreme adımlarından bir veya bir kaçını engelleyerek virüs üremesini durduran veya baskılayan ajanlar. Devamını Oku

  • powerful: Kuvvetli, kudretli Yetki veya nüfuzu olan Devamını Oku

  • keskin: Çok kesici, iyi kesen Örnek: Sonunda keskin bir taşı testere gibi kullanarak ipi incelte incelte kopardı. H. R. Gürpınar Tiz (ses) Kırıcı, incitici Devamını Oku

  • synergistic effect: Artı etkili Devamını Oku

  • effectual: İstenen sonucu veren, tesirli, etkileyici Yeterli, kifayet edici Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar