maarif sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte maarif kelimesinin manası:

  1. Bilgi ve kültür.
  2. Öğretim ve eğitim sistemi
    Örnek: En büyük emelim, maarif vekili olarak yurdumun irfanını yükseltmektir. Atatürk
  3. Bilgi, kültür.

maarif ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • maarifçi: Öğretim ve eğitim kurum veya kuruluşlarında çalışan kimse. Devamını Oku

  • darül maarif: Sultan Mecid zamanında Valide Sultan’ın İstanbul’da Sultan Mahmud türbesi civarında yaptırmış olduğu mekteb. (Osmanlıca’da yazılışı: dâr-ül maarif) Devamını Oku

  • maarif müdürü: Bk. milli eğitim yönetmeni Devamını Oku

  • education: Eğitim, eğitim ve öğretim, tedris, tahsil, maarif, yetiştirme, eğitme İlim, irfan Devamını Oku

  • maarifi umumiye nezareti: Maarif vekaleti. Milli Eğitim Bakanlığı. (Osmanlıca’da yazılışı: maarif-i umumiye nezareti) Devamını Oku

  • çağdaş: Aynı çağda yaşayan, çağcıl, asri, muasır. Bulunulan çağın anlayışına, şartlarına uygun olan, çağcıl, modern, asri Örnek: Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim Devamını Oku

  • ilköğretim: Birkaç öğretim basamağından oluşan örgün eğitim sisteminin okuma yazmayı, matematiği, iyi bir yurttaş olmak için gerekli olan temel bilgi ve becerileri kazandıran sekiz yıllık ilk basamağı Örnek: İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur… Anayasa Devamını Oku

  • lore: İlim, bilgi, irfan (özellikle eski zaman bilgileri). Kuşlarda gaga dibi ile göz arasındaki bölge, ağız ile göz arasındaki düzlük (kuş, sürüngen, balık). Devamını Oku

  • genel denetim: Bir eğitim örgütünün ya da bir eğitim-öğretim kurumunun belli bir bölümü ya da yönü yerine, onun özdeksel durum ve olanakları ile her türlü eğitim ve öğretim etkinliklerini, yönetim ve büro işlerini, görevlilerin çalışmalarını tümüyle incelemek ve değerlendirmek için yapılan denetim. Devamını Oku

  • instruction: Öğretme, öğrenim, eğitim, talim Bilgi verme Devamını Oku

  • yaygın öğretim: Yaygın eğitim sistemi ile gerçekleştirilen öğretim. Devamını Oku

  • önemsemek: Önemli saymak, önem vermek, mühimsemek, saymak Örnek: Maarif müdürü olduğunu söylese herhâlde Atatürk kendisini daha bir önemserdi. H. Taner Devamını Oku

  • hizmet içi eğitim: Çalışanlara mesleki bilgi ve becerilerini geliştirmeleri için çalıştıkları süre içinde verilen eğitim. Belirli bir işyerinde çalışan veya çalışmak üzere yeni işe alınan kişilerin, söz konusu iş ve işyerinin özelliklerine uygun Devamını Oku

  • genel eğitim: Eğitimin, öğrenim sırasında herkesin ortak olarak elde etmesi istenilen yaşantılardan oluşan yönü. Bireye, ileride karşılaşacağı kişisel ve toplumsal sorunların çözümünde gerekebilecek bilgi, beceri ve anlayışları kazandırmayı amaç edinen öğretim programına Devamını Oku

  • temel eğitim: İlköğretimi kapsayan eğitim sistemi. Örgün eğitimden yararlanma olanağı bulamamış kimselere uygulanan ve onları toplumsal, ekonomik ve kültürel yönlerden aydınlatıp yetiştirmeyi amaç edinen eğitim. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar