maarız sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte maarız kelimesinin manası:

  1. (Muarraz. C.) Bir sözü söyleyip başka bir şey murad etme ve cem' olmak, toplamak itibariyle ma'razlar, ta'rizler, adem-i tasrihler, sarahatsizlikler. (Osmanlıca'da yazılışı: maarız (meâriz))
  2. (Mi'raz. C.) Kapalı manalar. (Osmanlıca'da yazılışı: maarîz)

Sponsorlu Bağlantılar

maarız ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • maarıc: (Mi’rac. C.) Merdivenler. (Osmanlıca’da yazılışı: maarîc) Devamını Oku

  • maarı: İnsanın daima çıplak kalan organ veya azası. (Osmanlıca’da yazılışı: maarî) Devamını Oku

  • maar: Ar ve hayaya sebep olacak şeyler. Devamını Oku

  • sızıcı ünsüz: Ciğerlerden gelen havanın, ağız boşluğundaki hafif kapalı bir engele çarpıp sızması ile oluşan ünsüz. (Derleme., sızmalı konson, sürtünmeli kpnson, sürtünücü konson) Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki hafif kapalı bir engele Devamını Oku

  • ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma: İnsan hiçbir şeyi incelemeden, gözü kapalı biçimde almamalıdır. Devamını Oku

  • suflöz: Oyunculara, rollerinde unuttukları sözleri izleyicilere duyurmadan söyleyip hatırlatan kadın. Devamını Oku

  • yüz göz olmak: Biriyle gereksiz yere, aşırı derecede senlibenli olmak. Devamını Oku

  • zımni: Kapalı olarak yapılan veya söylenen, dolayısıyla anlatılan, kapalı, gizli. İçerik. Devamını Oku

  • sağ gözünü sol gözünden sakınmak: Çok kıskanç olmak. Devamını Oku

  • nabigatüz zübyanı: Cahiliyet devrinde meşhur ve Suk-ı Ukaz’da hakemlik yapmış Arab şairlerindendir. Tahminen Mi: 535-604’de yaşamıştır. (Osmanlıca’da yazılışı: nabigat-üz zübyanî) Devamını Oku

  • nabigatüz zübyanı: Cahiliyet devrinde meşhur ve Suk-ı Ukaz’da hakemlik yapmış Arab şairlerindendir. Tahminen Mi: 535-604’de yaşamıştır. (Osmanlıca’da yazılışı: nabigat-üz zübyanî) Devamını Oku

  • tatsız aşa su neylesin, akılsız başa söz neylesin: İşe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzetmek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak imkânsızdır. Devamını Oku

  • abasız: Abası olmayan, aba giymemiş olan Örnek: İçim muradına ermiş / Abasız postsuz bir derviş. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • süreksiz ünsüz: (Derleme., sert ünsüz, tonsuz konson) Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpması ile meydana gelen ve verdiği ses süreksiz olan ünsüz: p, t, ç, k, (k) , f, s, ş, h, (h) vb. Devamını Oku

  • ötümsüz: Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan, titreşimsiz ses veren (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, tonsuz, sedasız: ç, f, h, k, p, s, ş, t. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar