makronükleosit sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte makronükleosit kelimesinin manası:

  1. (Yun. makros: büyük; kytos: hücre) Böceklerde büyük bir çekirdeği olan beyaz kan hücresi tipi.

makronükleosit ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • makronükleus: Bk. büyük çekirdek Birden fazla çekirdeğe sahip organizmalarda büyük olan çekirdeğe verilen ad, trofik nükleus, trofonükleus. Devamını Oku

  • eozinofil lökosit: (Yun. eos: şafak; philein: sevmek) Sitoplâzmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, bazı patolojik durumlarda sayısı artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi. Devamını Oku

  • monosit: (Yun. monos: tek; kytos: boşluk) Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Kanda bulunan, kemik iliği Devamını Oku

  • adipolökosit: Böceklerde yağ veya vaks damlacıkları kapsayan kan hücresi tipi. Devamını Oku

  • nötrofil lökosit: (Yun. philein: sevmek; leukos: ak; kytos: boşluk) Fagositoz yapan, loplu çekirdekli, granüllü beyaz kan hücresi. Kanda akyuvarların % 60-70 kadarını oluşturan, sitoplazmasında pembeye boyanabilen küçük granüller içeren, fagositozda ve yangıda Devamını Oku

  • asidofil: Asit seven, asit boyalara karşı bir çekimi olan, asit ortamlarda yetişebilen. Eozinofil. Asit boyalarla kolaylıkla boyanabilen hücre, doku, mikroorganizma veya histolojik yapı. Devamını Oku

  • astrosit: (Yun. aster: yıldız; kytos: hücre boşluğu) Merkezî sinir sisteminde bulunan bir nöroglia hücresi tipi. Merkez Devamını Oku

  • makrosit: İri alyuvar (Yun. makros: büyük; kytos: hücre) Anizositoz gösteren kırmızı kan hücrelerinin normal boydan büyük olanı. Devamını Oku

  • nükleosit: Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Devamını Oku

  • oosit: Büyüme evresini tamamlamış, fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet. (Yun. oon: yumurta; kytos: boşluk) Dişi eşey organında eşey hücrelerinin oluşması sırasında oogonyumdan değişen ve iki mayoz bölünmesi geçirecek olan Devamını Oku

  • sitogenetik: Göze kalıt bilimi (Yun. kytos: boşluk; genesis: kuşak, nesil) Canlının yapı taşı olan hücrenin çekirdeğindeki genetik materyalin taşıyıcısı olan kromozomları inceleyen, sitoloji ve genetiğin metot ve bulgularını bir araya getiren Devamını Oku

  • trakeit: Nefes borusunun iltihaplanması. Ana soluk borusu yangısı Devamını Oku

  • yutar hücre: Organik veya inorganik cisimcikleri içine alıp sindirebilen kan hücresi, fagosit. (Yun. phagein: yemek; kytos: hücre) Zararlı maddeleri ya da boşaltım maddelerini yutan herhangi bir hücre; fagositoz yapan herhangi bir akkan Devamını Oku

  • diferansiyel beyaz kan hücre sayımı: Yüz beyaz kan hücresi bulunan bir örnekte her bir tip beyaz kan hücresi sayısı. Devamını Oku

  • goblet hücresi: Genellikle sindirim ve solunum sistemlerini astarlayan tek tabakalı örtü epitel hücrelerinin aralarında bulunan, mukus salgılayarak çevredeki hücrelerin yüzeyinin korunması ve kayganlığını sağlayan, çekirdeği bazal bölgeye yakın bulunan, kadeh şeklindeki tek hücreli bir bez. Kadeh hücresi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar