maktul sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte maktul kelimesinin manası:

  1. Öldürülmüş, öldürülen
    Örnek: Tarlasında, maktul bulunmuş bir çiftçiyi muayene etmiş, rapor vermiştim. R. N. Güntekin

maktul ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • maktulın: (Maktul. C.) Öldürülmüş insanlar. Vurulmuş veya katledilmiş kimseler. (Osmanlıca’da yazılışı: maktulîn) Devamını Oku

  • zapt etmek: Zorla almak Tutmak Örnek: Neveser bir sevinç çığlığını zor zapt etmişti. A. İlhan Bir şeyi güç kullanarak önlemek Örnek: El ele vermiş polisler kaldırımlardan taşan halk kitlesini zor zapt ediyorlardı. H. Taner Yazıya geçirmek. Devamını Oku

  • yaverlik: Yaver olma durumu Örnek: Kocası Bavyera sarayında yaverlikte bulunmuş, muharebede vefat etmişti. H. C. Yalçın Yaverin görevi veya makamı. Devamını Oku

  • morg raporu: Ölülerin muayene ve otopsisinden sonra düzenlenen rapor. Devamını Oku

  • mızıka: Bando Örnek: Bu rolü, kız kıyafetine soktuğumuz bir mızıka neferine vermiştik. R. N. Güntekin Armonika. Devamını Oku

  • azmetmek: Bir işteki engelleri yenmeye karar vermiş olmak Örnek: Siz yanılıyorsunuz. Ben, evlenmeye azmetmiş bir kız değilim ki… R. N. Güntekin Devamını Oku

  • sonra: Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı Örnek: Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim. A. İlhan Daha uzak ve ileri bir yerde Örnek: Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık. R. N. Güntekin Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz Örnek: Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim. R. N. Güntekin Yoksa, aksi hâlde. Devamını Oku

  • zor: Sıkıntı, güçlük, rahatsızlık Örnek: Onun için hiçbir zorum, sıkıntım yokmuş gibi, ara sıra denize taşlarımı atmakta devam ederek hızlı hızlı yürüdüm. R. N. Güntekin Yüküm, mecburiyet Örnek: Artık kızının evinde kalışının zordan olduğunu biliyordu. N. Cumalı Baskı Örnek: Hocaların zoru ile çıkarılmış olan bu kanun yürümedi. M. Ş. Esendal Sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı Örnek: Sabır güzel, faydalı; fakat zor şeydir. B. Felek Güçlükle, zorla Örnek: El ele Devamını Oku

  • düşkünlük: Düşkün olma durumu, iptila Örnek: Alçak gönüllü bir aydın. Hiç gösteriş düşkünlüğü yok. N. Cumalı Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük. Rezillik, insana yakışmayan hayat Örnek: Şerefiyle, askerce ölüvermiş olsaydı bu düşkünlüğü görmeyecekti. Devamını Oku

  • inkılapçı: İnkılap yanlısı veya inkılap yapan kimse Örnek: Bunlardan biri salon eğlencelerine pokeri de ilave etmiş bir genç inkılapçı idi. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • salıvermek: Bırakmak, koyuvermek, serbest bırakmak Örnek: Nadide Hanım, yemekten sonra torunlarını bahçeye salıvermiş, kendisi büyüklerle beraber sofra başında kalmıştı. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • mihver: Eksen Örnek: Bir dolap beygiri gibi bir mihverin etrafında dönüp dolaşarak ağaçları muayene eder, zerzevatları sulardı. R. N. Güntekin Konuşulan, yazılan, tartışılan veya düşünülen bir konunun en önemli noktası Örnek: Biz, onların mihver kelimelerini ve meselelerini âdeta atlayarak geçeriz. A. H. Tanpınar Bk. eksen Devamını Oku

  • gümrük kolcusu: Gümrüklerce gözaltında bulundurulması gerekli görülen eşya ve yolcularla beraber bulunmak, tartı, sayım ve muayene memurlarına yardım etmek vb. işlerle görevli kişi, dideban Örnek: Gel gelelim bu nazeninim, gümrük kolcularıyla fingirdemeye başlamış. R. N. Güntekin Devamını Oku

  • ispat etmek: Kanıtlamak Örnek: Yeni doğan güneş, sinirlerimi yatıştırmış, korkularımın boş olduğunu bana ispat etmiştir. R. N. Güntekin Tanıtlamak. Devamını Oku

  • cabirülensarı: Cabir Bin Abdullah El-Ensari (R.A.) da denir. Meşhur sahabelerdendir. Bizzat Resul-i Ekrem’den (A.S.M.) ilim ve feyiz almış ve zamanında Medine-i Münevvere’nin müft–uşu– olmuştur. En çok hadis rivayetiyle meşhur olan altı sahabeden biridir. 1540 hadis rivayet etmiştir. 19 gazada hazır bulunmuştur. Hicri 73 tarihinde 94 yaşında Medine-i Münevvere’de vefat etmiştir. Akabe biatinde bulunan 70 Ensar’dan Medine’de Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar