martyrium sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte martyrium kelimesinin manası:

  1. a building made to commemorate the death of a martyr.

martyrium ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • be at deaths door: Can çekişmek Can çekişŸmek (Yazılışı: be at death’s door) Devamını Oku

  • own s.t. in common: Aynı şŸeye sahip olmak: We own this building in common. Bu binanın ortak sahibiyiz. Devamını Oku

  • make 2: Yapmak, etmek. yaratmak. olarak atamak, yapmak: The board made him president of the company. Yönetim kurulu onu şŸirketin başŸına getirdi. anlamak, anlam çıkarmak: I can´t make anything of this poem. Bu şŸiirden hiçbir anlam çıkaramıyorum. göstermek. girişŸmek. kazanmak, elde etmek: make money para kazanmak. etmek, tutmak: Two plus three makes five. İki artı üç, beşŸ Devamını Oku

  • brought about: Caused, made happen Devamını Oku

  • side 1: Yan, taraf: Which side of the box has a label on it? Kutunun hangi tarafı etiketli? The house was on the side of a hill. Ev bir tepenin yamacındaydı. We entered the building from the side. Binaya yan tarafından girdik. On the right side of the street you´ll see a grocery store. SokağŸın sağŸ kolunda Devamını Oku

  • yapım yeri imi: Bir malın yapıldığı yeri göstermek için konulan im (Türkiye’de yapılan mal için Türk malı ya da “made in Turkey” kullanılır.) Devamını Oku

  • shakedown cruise: Cruise that is taken to test the mechanical and human systems of a ship and is occasionally made with passengers traveling at a discount price Devamını Oku

  • shakedown cruise: Cruise that is taken to test the mechanical and human systems of a ship and is occasionally made with passengers traveling at a discount price Devamını Oku

  • lament someones death: Birinin matemini tutmak, birinin ölümüne yas tutmak, birinin ölümü nedeniyle ağŸlamak (Yazılışı: lament someone’s death) Devamını Oku

  • lament someones death: Birinin matemini tutmak, birinin ölümüne yas tutmak, birinin ölümü nedeniyle ağŸlamak (Yazılışı: lament someone’s death) Devamını Oku

  • self made man: Yeri düzeltmek. Kendi, kendinden, kendini Devamını Oku

  • farmer soldiers: Çiftçi Çiftlik sahibi veya kiracısı Devamını Oku

  • dozens: Düzinelerce, çok fazla, pek çok (örneğŸin; “I have told you dozens of times {Sana pek çok defa söyledim}”); çok sayıda, oldukça fazla sayıda (örneğŸin; “I have made dozens [many] new friends {Oldukça fazla yeni arkadaşŸım oldu}”) Devamını Oku

  • so 2: “bağŸ. bu/o yüzden, bundan/ondan dolayı; bunun/onun sonucunda: I was sitting in the back, so I couldn´t see the stage well. Arkada oturuyordum; bu yüzden sahneyi iyi göremedim. He told me to go, so I did. Bana git dedi. Bu yüzden gittim. için: I gave him an apple so he wouldn´t go hungry. Aç kalmaması için Devamını Oku

  • deaths head: Kurukafa, kurukafa şekli, bir tür pervane Kurukafa, kurukafa şŸekli, bir tür pervane (Yazılışı: death’s head) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar