mean 1 sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mean 1 kelimesinin manası:

  1. Anlamına gelmek: Does that mean she´ll be late? Yani geç mi gelecek? To the egress means to the exit. Mahrece demek çıkışŸa demek. amaçlamak, niyet etmek, niyetlenmek: He had meant to come early. Erken gelmeyi amaçlamışŸtı. He really means to do it. Onu yapmaya azmetti. demek istemek, kastetmek: What do you mean? Ne demek istiyorsun yani? for (sözü) (birine) yöneltmek: Did you mean that for me? O sözü bana mı yönelttin? for (bir şŸeyi) (biri) için yapmak/hazırlamak.

mean 1 ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mean: Mekan, menzil. (Osmanlıca’da yazılışı: meân) Niyet etmek, kurmak, düşünmek Devamını Oku

  • drive at: Kastetmek, demek istemek Devamını Oku

  • intend: Zihninde kurmak, niyet etmek, tasarlamak Kasdetmek, meram etmek, demek istemek Devamını Oku

  • aim: Hedefe doğru çevirmek mermi, söz veya iş) At ile kastetmek, maksadı olmak Devamını Oku

  • work out: Çözmek (problem), çalışma yapmak, istenilen sonucu vermek, çözmek, halletmek, ayrıntılarıyla hazırlamak, hesaplamak, tüketmek, çalışarak ödemek, sonuçlanmak, egzersiz yapmak, idman yapmak, geçirmek (vakit), keşfetmek, anlamak, çıkarmak, çıkmak, çözülmek Devamını Oku

  • uzatmak: Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek Örnek: Koğuşun açık duran kapısından hastalar başlarını uzatıp koridordakilere, yerde duran sedyeye bakıyorlar. M. Ş. Esendal Bir şeyi vermek için birine Devamını Oku

  • ie: “id est (yani)”, yani, (Latince) that is to say (yani), yani, demek oluyor ki, örneğŸin Devamını Oku

  • yani: “Demek, şu demek ki” anlamlarında bir söz Örnek: Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor. T. Buğra “Sözün kısası, doğrusu” anlamlarında bir söz Örnek: Tesadüf ama bu kadar olur yani. H. Taner Devamını Oku

  • orientate: Doğuya yöneltmek, doğuya doğru yönelmek Alışmak Devamını Oku

  • indent: Kenarını işlemek, dişli yapmak, çentmek, kertmek, çökertmek, satırbaşı yapmak, çift nüsha olarak hazırlamak, sipariş vermek, resmen istemek Bere, çentik Devamını Oku

  • prepare: Hazırlamak Düzenlemek Donatmak Devamını Oku

  • design: Plan, taslak, proje Gaye, amaç, maksat, hedef Devamını Oku

  • kastetmek: Amaçlamak, amaç olarak almak Örnek: … ev deyince kasabada dört beş tane zengin evini kastediyorum. S. F. Abasıyanık Demek istemek. Kötülük etmek, kıymak, zarar vermeyi istemek Devamını Oku

  • bu uçak zamanında kalkacak mı: Dilemek, arzulamak, istemek, amaçlamak, azmetmek, niyet etmek, istekte bulunmak, emretmek, buyurmak, vasiyet etmek Karar vermek, niyet etmek Devamını Oku

  • will: Dilemek, arzulamak, istemek, amaçlamak, azmetmek, niyet etmek, istekte bulunmak, emretmek, buyurmak, vasiyet etmek Karar vermek, niyet etmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar