mefkureci sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mefkureci kelimesinin manası:

  1. Mefkûre sahibi olan
    Örnek: Çoğu zaman ihtirasların davalara yardımı mefkûrelerin ve mefkûrecilerin yardımı kadar müspetti. T. Buğra

Sponsorlu Bağlantılar

mefkureci ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • lahza: Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an Örnek: Top gürleyip oruç bozulan lahzadan beri / Bir nurlu neşe kapladı kerpiçten evleri. Y. K. Beyatlı 1. bir bakış, bir göz atma. 2. göz kırpacak kadar zaman an. 3. bir kez göz kırpma. Devamını Oku

  • cömert: Para ve malını esirgemeden veren, eli açık, selek, semih, ahi, bonkör Örnek: Elinden gelen her iyiliği yapar, cömerttir, ikramı çok sever. P. Safa Verimli Örnek: Bu ülkede toprak bir masal sultanı kadar cömert. C. Meriç 1. elinde olanı harcayan, eli açık. 2. başkalarına yardımdan kaçınmayan. Devamını Oku

  • ülkü: Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey, ideal Örnek: Millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek millî ülkümüzdür. Atatürk İnsanı duyular dünyasının üstüne yükselten ve hiçbir zaman tam olarak gerçekleştirilemeyecek olan, yalnızca erişilmesi istenen amaç olarak kalan kılavuz ilke, örnek yargı ölçüsü, mefkûre, ideal Örnek: Bu yarının dünyasını, insanlığını düzenleyecek ülkünün sahipleri! H. E. Adıvar Gerçekte olmayıp yalnız Devamını Oku

  • yardımcı: Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver Örnek: Savcı yardımcısı, bütün savcı yardımcıları gibi, zeki bir adamdı. H. Taner Yardımı olan (şey, nesne) Örnek: Vücut yapısı da onun güldürücülüğünde ayrı bir yardımcı unsurdu. H. Taner Devamını Oku

  • imdat: Tehlikede olana yapılan yardım Örnek: İşaret görmediğim zaman vaziyetinizin imdada muhtaç olduğu anlaşılır. A. Gündüz “Yetişin, kurtarın” anlamlarında bir seslenme sözü Örnek: Ağlıyorsun, imdat, imdat! diyorsun. A. Gündüz yardım dilemek, yardım istemek, yardım beklemek Devamını Oku

  • sabah: Günün başlangıcı, günün ilk saatleri Örnek: Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın. R. N. Güntekin Ezanı. Namazı. Devamını Oku

  • mefkurecilik: Mefkûre sahibi olma işi veya görevi. Bk. idealizm Devamını Oku

  • yeni: Kullanılmamış olan, eski karşıtı. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan. Devamını Oku

  • bağdaşmak: Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek Örnek: Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe, hatta tiksintiye kadar zorluyor. T. Buğra Çocuk oyunlarında arkadaş olmak. Bağdaş kurup oturmak Örnek: İçerde, peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara Devamını Oku

  • güçlü: Gücü olan, kuvvetli, yavuz Örnek: Hele kendini güçlü hissederse, tetik ol, basbayağı saldırganlaşır. A. İlhan Şiddeti çok olan. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Devamını Oku

  • çocuk mahkemesi: Suç işleyen çocuklar, gençler ve bu gibi kimselere yardım eden yetişkinler ile ilgili davalara bakan mahkeme. Devamını Oku

  • kilitli: Kilidi olan. Kilitlenmiş Örnek: Bazen üst üste konulmuş bu kilitli sandıklar arasından bir tanesini, zamanı gelince sahibi gelir, açardı. A. Ş. Hisar Devamını Oku

  • birinci: Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey Örnek: Birincisi ne kadar mağrur ise, öbürü o kadar yılışık. Y. Z. Ortaç Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse Örnek: Sınıfın Devamını Oku

  • mazi: Geçmiş Örnek: Genç olmak maziyi ulu orta tahkir için bir mazeret değildir. H. R. Gürpınar Geçmiş zaman. Bk. geçmiş zaman Devamını Oku

  • esnaf: Küçük sermaye ve zanaat sahibi Örnek: Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim. S. F. Abasıyanık Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar