meftune sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte meftune kelimesinin manası:

  1. Gönül vermiş, tutkun.
  2. Hayran olmuş; şaşırmış.
  3. (bkz. meftun)

meftune ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • meftun: Tutkun, gönül vermiş, vurulmuş Gönül vermiş, tutkun. Devamını Oku

  • aficionada: Tutkun, hevesli taraftar, fanatik, hayran (kadın veya kız) Devamını Oku

  • fascinate: Büyülemek, teshir etmek Meftun etmek, hayran bırakmak Devamını Oku

  • admired: Hayran kalmak, çok beğenmek, takdir etmek, hayran hayran bakmak, hayran olmak Takdir edilen, saygıdeğŸer olan, saygı gösterilen; hayranlık duyulan; taparcasına sevilen Devamını Oku

  • admire: Çok beğenmek, hayran olmak, takdir etmek admira’tion hayranlık , çok beğenme Hayran kalmak, çok beğenmek, takdir etmek, hayran hayran bakmak, hayran olmak Devamını Oku

  • zarafet: Zariflik Örnek: Sadece zarafetinizin, güzelliğinizin karşıdan hayranı olmuştum. S. Kocagöz incelik, güzellik, zariflik Devamını Oku

  • charm: Cezbetmek, hayran bırakmak, büyülemek, çekmek, memnun etmek, korumak (sihirli bir güçle), cazip gelmek Cazibe, çekicilik Devamını Oku

  • belirsiz geçmiş kipi: (Derleme.. nakli mazi, anlatılan geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman, miş’li geçmiş) Eylemin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamandan önce olup bittiğini başkasından duyarak veya belirsiz olarak bildiren kip. Türkçede bu kip -miş ekiyle kurulur: 1. K. T. gelmişim (gel-miş-im) , almışım, olmuşum, gülmüşüm. 2. K. T. gelmişsin (gel-miş-sin) , almışsın, olmuşsun, gülmüşsün. 3. K. T. gelmiş Devamını Oku

  • tutkun: Gönül vermiş, meftun, meclup Örnek: Kapıda bekleşen tutkunlarından bir tanesinin arabasına atladığı gibi, ortadan kayboluyordu. E. E. Talu Bir şeye alışma, bağlanma, düşkün olma Örnek: Ben yine eskisi gibi tutkunum tiyatroya. N. Cumalı 1. bir şey ya da birine düşkün bağlı. 2. bol, verimli. 3. esir, tutsak. Devamını Oku

  • follower: Dili hayran. Taraftar, hayran, mürit, takipçi, havari, peyk, yandaşŸ, hizmetli, baskıcı Devamını Oku

  • mecnun: Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli. Devamını Oku

  • mecnun: Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş. Çılgın, deli. Devamını Oku

  • rapt: Kendinden geçmiş, vecit halinde Çok dalmış, kendini vermiş. Devamını Oku

  • düşkün: Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, meraklı, tutkun Örnek: Onlar kadar birbirine düşkün, birbirine uymuş bir çift daha ömrümde görmedim desem yeri vardır. H. E. Adıvar Geçim sıkıntısına düşmüş Örnek: Eski arkadaşının düşkün bulunduğu hâlinden anlaşılıyordu. R. H. Karay Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş Örnek: Zavallı, arabasını satmış, düşkün bir hâldeydi. Y. K. Beyatlı Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Devamını Oku

  • charmed: Cezbetmek, hayran bırakmak, büyülemek, çekmek, memnun etmek, korumak (sihirli bir güçle), cazip gelmek Hayran kalmışŸ, güçlü bir şŸekilde cezbedilmişŸ; (bir kimsenin hayatının) sihirle korunuyormuşŸ gibi son derece şŸanslı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar