mekzebe sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mekzebe kelimesinin manası:

  1. Yalan söz, doğru olmayan kelam. Palavra.

Sponsorlu Bağlantılar

mekzebe ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • destursuz atmak: Kolay yalan söyleyebilmek, palavra atmak. Devamını Oku

  • dikine tıraş: Karşısındakini sinirlendirecek biçimde söylenilen yalan, aşırı palavra. Devamını Oku

  • afiş yutmak: Yalan söylemek, palavra atmak. Yalana dolana kanmak: Geç baba, geç, artık afiş yutmuyoruz. Devamını Oku

  • martaval: Yalan, uydurma söz, palavra Örnek: Dünkü yazdıklarının bütün martaval olduğunu bugün itiraf etmez misin? H. R. Gürpınar Devamını Oku

  • uydurma: Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme, palavra, mürettep Uydurmak işi. Örnek: Atatürk’ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü ‘uydurma dilcilik’ gayretine alet etmişiz. B. Felek Devamını Oku

  • palaver: Laf boş lakırdı, palavra Pohpohlama, slang Devamını Oku

  • kelamullah: Allah kelamı, Kur’an-ı Kerim. (Bak: Kur’an)(Kur’an başka kelamlarla kabil-i kıyas olamaz. Çünkü, kelamın tabakaları, ulviyet ve kuvvet ve hüsn-ü cemal cihetinden dört menbaı var. Biri mütekellim, biri muhatab, biri maksad, biri makamdır. Ediblerin yanlış olarak, yalnız makam gösterdikleri gibi değildir. Öyle ise, sözde “Kim söylemiş? Kime söylemiş? Ne için söylemiş? Ne makamda söylemiş?” ise bak. Devamını Oku

  • applesauce: Elma püresi; saçmalık, palavra, boş laf Saçma!, palavra! Devamını Oku

  • impudent lie: Arsız yalan, utanmazca yalan, utanmadan söylenen yalan, yüzsüzce yalan Devamını Oku

  • sadı taftazanı: (M. 1322-1389) Horasan’da doğmuş büyük bir İlm-i Kelam alimidir. En meşhur eseri, “Makasıd” adlı kelam kitabıdır. (Bak: Sa’deddin-i Taftazani) (Osmanlıca’da yazılışı: sa’d-ı taftazanî) Devamını Oku

  • yalan dolan: Gerçek olmayan birçok söz Örnek: Bu güzelliği varken, yalan dolanla çoklarını baştan çıkarabilirdi. M. Ş. Esendal Dolaşık, yolsuz davranış Örnek: Ekmeklerini alınlarının teriyle kazanan, yalan dolan bilmeyen insanlar yetiştiriyordu. M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • yalan yanlış: Gerçek olmayan, yanlış şeylerle dolu Örnek: Yalan yanlış değerlendirmeler çabucak yaygınlaşıyor. N. Cumalı Üstünkörü, karmakarışık. Doğru, düzgün olmasına önem verilmeyerek Örnek: Ara sıra kemanla bana da yalan yanlış bir iki taksim ettiriyor. O. C. Kaygılı Devamını Oku

  • lie: (lay, lain, lying) yatmak, uzanmak Durmak, kalmak, olmak Devamını Oku

  • dürug: Yalan, Doğru olmayan söz. Devamını Oku

  • dürug: Yalan, Doğru olmayan söz. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar