mellow sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mellow kelimesinin manası:

  1. Olgun
  2. Yıllanmış (şarap) dolgun, yumuşak, tatlı (ses veya renk)
  3. İyi huylu, hoş tabiatlı
  4. Keyifli
  5. Yumuşak (toprak)
  6. Olgunlaşmak
  7. Yumuşatmak, yumuşamak

Sponsorlu Bağlantılar

mellow ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • grew mellow: Olgunlas Devamını Oku

  • melt: Eritmek, halletmek Erimek Yumuşatmak Devamını Oku

  • softened: Yumuşatmak, kısmak, sindirmek, zayıflatmak, yatıştırmak, gönlünü almak, yumuşamak, gevşemek YumuşŸAtılmışŸ, yumuşŸak veya daha da yumuşŸak yapılmışŸ Devamını Oku

  • relax: Gevşemek, dinlenmek, yumuşamak, gevşetmek, rahatlamak, rahatlatmak, yumuşatmak Gevşetmek, biraz salıvermek Devamını Oku

  • moderate: Ilımlı, mutedil Orta, ikisi ortası Devamını Oku

  • attemper: Yumuşatmak, tavlamak, yatıştırmak, teskin etmek, dindirmek, dengelemek (ısı) Mülayimleştirmek, yumu şatmak, sertligini gidermek Devamını Oku

  • unbend: Doğrultmak, düzeltmek, yumuşatmak, gevşetmek, fora etmek, rahatlatmak, rahatlamak, yumuşamak, gevşemek, açılmak, ciddiyeti bırakmak Eğri olan şeyi düzeltmek Devamını Oku

  • unbend: Doğrultmak, düzeltmek, yumuşatmak, gevşetmek, fora etmek, rahatlatmak, rahatlamak, yumuşamak, gevşemek, açılmak, ciddiyeti bırakmak Eğri olan şeyi düzeltmek Devamını Oku

  • halim: Yumuşak huylu (insanlar). Yumuşak huylu, sert olmayan. Devamını Oku

  • tame: Evcilleştirmek, işlemek, ehlileştirmek, uslandırmak, yumuşatmak, ekmek, işlemek (toprak), cesaretini kırmak Evcilleştirilmiş, ehlileştirilmiş, alıştırılmış Devamını Oku

  • season: Mevsim Süre, müddet, vakit, zaman Devamını Oku

  • moderated: [moderate] yumuşatmak, yatıştırmak, hafifletmek, yumuşamak, başkanlık etmek İlimli Devamını Oku

  • limber up: GevşŸEtmek, yumuşŸatmak, yumuşŸamak, top arabasına ön parçayı bağŸlamak Devamını Oku

  • moderate 2: YatışŸTırmak, yumuşŸatmak, azaltmak, hafifletmek; yatışŸmak, yumuşŸamak, azalmak, hafiflemek. başŸkanlık etmek. fiz. ılımlamak.” Devamını Oku

  • kızarmak: Kırmızı veya ona yakın bir renk almak Örnek: Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi. P. Safa Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak, olgunlaşmak. Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar