menheb sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte menheb kelimesinin manası:

  1. Yağma etmek. Yağma edecek yer.

menheb ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • taabbüd: İbadet etmek. Kulluk etmek.(Ey insan! Kur’anın desatirindendir ki, Cenab-ı Hakk’ın masivasından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. Hem sen kendini hiç bir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. Çünkü mahlukat, ma’budiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi, mahlukiyet nisbetinde de birdirler. L.) Devamını Oku

  • esirgemek: Korumak, himaye etmek, vikaye etmek Örnek: Senin genç, temiz ve fedakâr ruhunu bu felaketten esirgemek isterim. H. C. Yalçın Bir şeyi yapmaktan veya vermekten kaçınmak Örnek: Hemşiremden esirgediğiniz şeyi ben kabul edecek kadar alçalmadım. A. Gündüz Devamını Oku

  • seditiously: Farklı düşŸünmeyi teşŸvik edecek şŸekilde, isyanı teşŸvik edecek şŸekilde (özellikle hükümete karşŸı) Devamını Oku

  • tanıklık etmek: Mahkemede, tanık olunan bir durumu söylemek, şahitlik etmek Örnek: İntihar etmeden önce de aleyhte tanıklık edecek, yargıcı temizleyecekti. Ç. Altan Devamını Oku

  • discharge 1: BoşŸAltmak, akıtmak; boşŸalmak, akmak, dökülmek: discharge cargo yükü boşŸaltmak. That pipe is discharging sewage into the river. O boru ırmağŸa lağŸım suyu boşŸaltıyor. çıkarmak, dışŸarı vermek. elek. deşŸarj olmak, boşŸalmak; elektrik akımını boşŸaltmak. (top, tüfekb.´yle) ateşŸ etmek. işŸten çıkarmak. (borç) ödemek. (görevi) yerine getirmek. terhis etmek: The army will discharge those soldiers next week. Ordu Devamını Oku

  • transfer 1: (–red, –ring) -i nakletmek; -i (bir yerden) (başŸka bir yere) geçirmek/tayin etmek; (başŸka bir yere) geçmek: The company´s going to transfer him to Zonguldak. şžirket onu Zonguldak´a tayin edecek. He decided to transfer to the University of Adana. Adana Üniversitesine geçmeye karar verdi. (bir mal) üzerindeki hakkı (başŸkasına) geçirmek/devretmek; temlik etmek. spor transfer etmek; transfer Devamını Oku

  • pathfinders: Hava İNDİRME KILAVUZU:Hava araçlarını atma ve inişŸ bölgelerine sevk edecek seyrüsefer yardımcı noktalarını tesis etmek ve işŸaretlemek üzere bir indirme hedefine atılmışŸ veya indirilmişŸ timler. Devamını Oku

  • stay in: İçeride kalmak, dışŸarı çıkmamak; evin içinde kalmak. (bir yerde/bir işŸte) çalışŸmaya devam etmek: He´s going to stay in teaching. ÖğŸretmenliğŸe devam edecek. ” Devamını Oku

  • asılmak: Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak Örnek: Yan yana asılmış aynı boyda tablolar gördük. B. R. Eyuboğlu Bir yere tutunup sarkmak. Tutup çekmek. Devamını Oku

  • masiva: Ondan gayrısı. (Allah’tan) başka her şey hakkında kullanılan tabirdir) Dünya ile alakalı şeyler. (Bak: Taabbüd)(…Ey insan! Kur’anın desatirindendir ki; Cenab-ı Hakkın masivasından hiçbir şeyi ona taabbüd edecek bir derecede kendinden büyük zannetme. Hem sen kendini hiçbir şeyden tekebbür edecek derecede büyük tutma. Çünkü mahlukat ma’budiyetten uzaklık noktasında müsavi oldukları gibi mahlukiyet nisbetinde de birdirler. M.N.) Devamını Oku

  • jag: ), (f.) (ged, ging) viraj, keskin dönüş Diş, sivri uç Devamını Oku

  • sataşmak: Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak Örnek: Edepsiz bir sarhoş, eskiden tanıdığı bir kadına sataşıyor. N. Cumalı Sarkıntılık etmek Örnek: Ne münasebet gider de komşunun hizmetçi kızına sataşırsın? M. Ş. Esendal Devamını Oku

  • guide: ), (i.) yol göstermek Kılavuzluk etmek, delâlet etmek Devamını Oku

  • seslenmek: Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek Örnek: Birkaç adım yürüdü, seslendi.- Yusuf Bey, Yusuf Bey. S. Kocagöz Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek Örnek: Kendisini kurtarmaları için ev sahiplerine seslenecek, işaret edecek oldu. M. Ş. Esendal Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek. Devamını Oku

  • try: Uğraşmak, çalışmak Teşebbüs etmek, kalkışmak Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar