mesirelik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mesirelik kelimesinin manası:

  1. Gezmeye elverişli yer, mesire yeri.

mesirelik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • piknik: Kırda yenen yemek Örnek: Bizimkiler, bugün damat bey ailesi tarafından tertip edilmiş bir pikniğe davetli… R. N. Güntekin Suyu, yeşilliği olan mesire yeri. Açık alanda yemek yemek, eğlenmek için yapılan günübirlik gezinti. Devamını Oku

  • resort: Gitmek, sık sık gitmek (to ile ) baş vurmak, müracaat etmek, başka çare kalmayınca kullanmak. Devamını Oku

  • promenade: Gezinmek, gezmek, gezdirmek Gezme, gezinti Devamını Oku

  • promenade: Gezinmek, gezmek, gezdirmek Gezme, gezinti Devamını Oku

  • watering place: Hayvanların su içmesine elverişŸli yer, suvat. kaplıca, termal. kıyıda bulunan tatil yeri. doğŸal bir su kaynağŸı. Devamını Oku

  • çarşı: Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri Örnek: Elbet çarşıda bir kahve, bir çaycı dükkânı bulurum. Y. Z. Ortaç Alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkânların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeri. Kent özeğinde ve kentin Devamını Oku

  • sahibi tespit edilemeyen olay yeri izi: Mukayeseye elverişli olay yeri izlerinde; mukayese sonucunda kime ait olduğu henüz tespit edilememiş parmak veya avuç izi. Devamını Oku

  • impracticable: Yaplamaz Uygulanamaz İdare olunamaz, ele Devamını Oku

  • mall: Maul. Ağaçlık yol Mesire Devamını Oku

  • tiyatro yapısı: Her türlü tiyatro gösterisinin yapılmasına elverişli sahne, sahne donanımı, seyir yeri olan ve seyircinin gereksinimlerini karşılayacak biçimde yapılmış yapı. Devamını Oku

  • melia azedarach: Sıklıkla mesire yerleri hatlarında kullanılan İsrail’de yaygın dekoratif ağŸaç Devamını Oku

  • işkonağı: Büyük kentlerin, genellikle özbölgelerinde yer alan, oda ya da işyeri olarak kullanılmaya elverişli birimler olarak tutmanlara verilen çokkatlı işevleri. Devamını Oku

  • juncture: Bitişme, bağlantı, irtibat Oynak yeri, mafsal Devamını Oku

  • seyrana çıkmak: Gezmeye, gezintiye çıkmak. Devamını Oku

  • disadvantageous: Dezavantajlı, aleyhte, zararına, sakıncalı, elverişsiz Mahzurlu, zararlı Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar