mevzubahis sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mevzubahis kelimesinin manası:

  1. Konu olan, sözkonusu.

mevzubahis ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mevzubahis: Konu olan, sözkonusu. Devamını Oku

  • mevzubahis etmek: Sözkonusu etmek, hakkında konuşmak. Devamını Oku

  • fasih: Açık ve düzgün (anlatış) Örnek: … sözleri daha fasih çıkarmak için hafif şapırtılarla oynayan kırmızı dudaklarına takılıyordu. P. Safa Açık ve düzgün konuşma yeteneği olan. Güzel, düzgün ve açık konuşan, konuşma yeteneği olan Devamını Oku

  • speaking: Hitabetme kabiliyeti olan Söz söyleyen Devamını Oku

  • özel haklar: Olağan koruma dışında sağlanan kimi haklar (Bugün sözkonusu değildir). Devamını Oku

  • extraneous: Konu dışı mevzu haricî Dıştan gelen, yabancı, ecnebi Devamını Oku

  • eldeki sayılar: Basılmış olup da henüz elden çıkarılamamış sayılar (Tecavüz davalarında sözkonusu edilmektedir). Devamını Oku

  • nontalkative: KonuşŸKan olmayan, çok fazla konuşŸmayan, geveze olmayan, konuşŸmama eğŸiliminde olan Devamını Oku

  • anglophone: İngilizce konuşan (Afrikada devlet veya şahıs). Anglofon; İngilizce konuşŸan, İngilizce konuşŸuru; (Kanada) ilk dili İngilizce olan Kanada vatandaşŸı; (Kanada) Fransızca konuşŸmayan Kanadalı Devamını Oku

  • ölçünlü dil: Yazı dili. Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dil. Ölçünlü Türkçe genillikle İstanbul ağzına göre biçimlenmiş olan konuşma ve yazı Devamını Oku

  • voluble: Konuşkan, söz akıcılığı olan Çenebaz Devamını Oku

  • figüran: Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse Örnek: Bulunduğu yerin bir figüranlar ve artistler kahvesi olduğunun farkında bile değildi. S. F. Abasıyanık Bir toplumda, bir toplulukta sönük, etkisiz olan kimse Örnek: Bize de sadece sıralarını bekleyen figüranlara resim çektirmek düştü. H. Taner Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan, bazan birkaç söz söyleyen, çoğu Devamını Oku

  • crosstalk: (telefonda) hatların karışması. KonuşŸMa karışŸması, resmi olmayan konuşŸma, sohbet; hızlı ve nükteli konuşŸma; (Telekomünikasyon) değŸişŸik kanallarda olan iki frekansın karışŸımının neden olduğŸu karışŸma (telefonda veya radyoda olduğŸu gibi) Devamını Oku

  • dilli: Dili olan. Konuşkan, sürekli ve tatlı konuşan Örnek: Daha çok küçük, dört yaşında bile yok. Öyle dilli ki kimseye, laf bırakmıyordu. O. Rifat Dedikoducu, ileri geri konuşan Örnek: Benim işim yok senin o dilli kardeşlerinin Devamını Oku

  • gossiping: Dedikoduculuk, diğŸer insanların özel ilişŸkileri hakkında olan konuşŸma, dedikodular yayan boşŸ konuşŸma Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar