moujik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte moujik kelimesinin manası:

  1. Mujik, muzhik mujik, çarlık zamanındaki Rus köylüsü.
  2. Mujik, rus köylüsü

moujik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • latent periyot: Faj ile bulaşmış bakterinin enfeksiyon zamanı ile fajın hücre dışında görünme zamanı arasındaki süre. Hassaslaştırılmış bir antiserumun bir hayvana birinci enjeksiyonu ile ikinci enjeksiyonu arasındaki zaman dilimi. Devamını Oku

  • russian peasant: Mujik Devamını Oku

  • gün: Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre İçinde bulunulan zaman Örnek: Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu. R. N. Güntekin Zaman, sıra Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde Devamını Oku

  • muzhik: Moujik. Mujik, rus köylüsü Devamını Oku

  • hikaye birleşik kipi: Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. Asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. Emir dışındaki bütün kiplerin bir hikâye biçimi vardır: || geniş zamanın hikâyesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikâyesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || Görülen geçmiş zamanın Devamını Oku

  • rüzgar: Yel. Havanın yer değiştirmesinden oluşan esinti, yel, bad. Devamını Oku

  • yıldız ayı: Ay’ın yörüngesi üzerinde bir kez dolanması için geçen zaman; Ay’ın bir yıldızla art arda iki kavuşumu arasındaki zaman süresi (27gün 7sa. 43dk. 11sn., 5). Devamını Oku

  • güneş günü: Güneşin, yerin bir noktasındaki meridyen düzlemine arka arkaya iki kez girmesi için geçen zaman. Güneşin bir boylamdan ardışık iki geçişi arasındaki süre. Devamını Oku

  • greenwich mean time: Greenwich Ortalama Zamanı, dünya çapındaki standart zaman dilimini hesaplamak için temel alınan Greenwich saati (Londra) Devamını Oku

  • orta: Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer Örnek: Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler. Y. K. Karaosmanoğlu Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir şeyin Devamını Oku

  • kuşluk: Günün sabahla öğle arasındaki bölümü Örnek: Tarhana çorbasıyla birer baş soğan, birer çeyrek ekmekti kuşlukta yedikleri. N. Cumalı Kuşlara yem verilen zaman. Büyük kuş kafesi. Devamını Oku

  • lahza: Zamanın bölünemeyecek kadar kısa bir parçası, an Örnek: Top gürleyip oruç bozulan lahzadan beri / Bir nurlu neşe kapladı kerpiçten evleri. Y. K. Beyatlı 1. bir bakış, bir göz atma. 2. göz kırpacak kadar zaman an. 3. bir kez göz kırpma. Devamını Oku

  • years: Yıllar, uzun zaman; iler yaşŸ, büyük yaşŸ; zaman için kullanılan genel terim (geçmişŸ, şŸimdiki ve gelecek zaman); zamanın belirli bir dönemi Devamını Oku

  • mazi: Geçmiş Örnek: Genç olmak maziyi ulu orta tahkir için bir mazeret değildir. H. R. Gürpınar Geçmiş zaman. Bk. geçmiş zaman Devamını Oku

  • past: Geçmiş, geçmiş zaman, mazi Geçmiş, geçen, olmuş, sabık Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar