mp3 sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mp3 kelimesinin manası:

  1. Sıkıştırılmış bir müzik dosyası formatıdır. Sabit disk üzerinde fazla yer işgal etmeden çeşitli müzik parçalarını depolamanıza izin verir. Bu formattaki dosyalar, Windows sürümlerinin büyük çoğunluğu tarafından desteklenmektedir. Buna ek olarak, dosyaları ile dolu bir CD'yi normal bir müzik CD'si gibi çalabilen müzik setlerine de rastlayabilirsiniz.
  2. MPEG Layer 3 ün kısaltması olan 'ün yapılma amacı çok yer tutan ve düşük ses kalitesine sahip olan müzik dosyalarını sıkıştırıp daha az yer tutar hale getirmek ve ses kalitelerini artırmaktır.

Sponsorlu Bağlantılar

mp3 ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mp4: Moving Picture Experts Group tarafından üretilmiş, multimedya içeriklerini saklamak için kullanılan bir dosya formatıdır. Devamını Oku

  • mp melting point: Ergime noktası. Devamını Oku

  • mp melting point: Ergime noktası. Devamını Oku

  • rar: WinZip’e benzeyen ve yoğun olarak kullanılan sıkıştırma programlarından birisidir. Asıl amacı, “.” uzantısına sahip olan dosyaları açmak ya da verileri bu uzantıya sahip bir dosya içerisine sıkıştırmaktır. Ancak son sürümler, “.” dosyaları ile birlikte “ZIP” veya “.ARJ” uzantılı dosyaları da açabilmektedirler. WinZip programı ise, “.” dosyalarını açma yeteneğine sahip değildir. Devamını Oku

  • rar: WinZip’e benzeyen ve yoğun olarak kullanılan sıkıştırma programlarından birisidir. Asıl amacı, “.” uzantısına sahip olan dosyaları açmak ya da verileri bu uzantıya sahip bir dosya içerisine sıkıştırmaktır. Ancak son sürümler, “.” dosyaları ile birlikte “ZIP” veya “.ARJ” uzantılı dosyaları da açabilmektedirler. WinZip programı ise, “.” dosyalarını açma yeteneğine sahip değildir. Devamını Oku

  • dvd authoring: MPEG dosyalarını VOB formatına dönüştüren DVD hazırlama programı. Devamını Oku

  • animalize: Hayvanlaştırmak: hazım yoluyla besinleri hayvani madde haline getirmek Hayvana benzetmek, bir insanın hayvan gibi davranmasına neden olmak; acımasız veya zalim olmak; acımasız hale getirmek, merhametsiz hale getirmek; hayvan şŸeklinde betimlemek Devamını Oku

  • politen kromozomları: İki kanatlı (Diptera) lârvalarının tükrük bezi, bağırsak, trakea, yağ dokusu, Malpighi tüpçükleri gibi kısımlarındaki vücut hücrelerinde görülen, normal kromozomlardan 1000 kat daha büyük, kromozomların endomitozla peş peşe replikasyonu sonucu oluşan 2000 u kadar boyda normal kromozomlardan çok daha büyük olan kromozomlar. Dev kromozomlar. Devamını Oku

  • activate: Faal hale getirmek, harekete geçirmek Radyoaktif hale getirmek. Devamını Oku

  • inactivate: Aktif olmayan hale getirmek, pasifleşŸtirmek, etkinsizleşŸtirmek, faaliyet dışŸı bırakmak, faaliyette olmayan bir hale getirmek; durağŸanlaşŸtırmak, durağŸan bir hale getirmek Devamını Oku

  • adding fuel to the flames: Yangına körükle gitmek, kötü bir durumu daha kötü yapmak, bir sorunu daha büyük hale getirmek Devamını Oku

  • dejenerasyon: Dokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamıyacak hale gelmeleri. Yozlaşma Devamını Oku

  • velarium: Antik Roma’da Colosseum ve amfi tiyatrolarda kullanılmışŸ olan büyük bir tente türü; bir tiyatroda akustiğŸi daha iyi hale getirmek için yerleşŸtirilen dahilî tavan Devamını Oku

  • objectivize: NesnelleşŸTirmek, objektif olmasına neden olmak; somutlaşŸtırmak, nesnel hale getirmek, gerçek hale getirmek (ayrıca objectivise) Devamını Oku

  • incapacitate: Yapamaz hale getirmek, aciz bırakmak, alıkoymak Kudretsiz hale getirmek Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar