muallel sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte muallel kelimesinin manası:

  1. Sakat, eksik.

muallel ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • defective: Arızalı, sakat; özürlü, kusurlu; eksik, yetersiz Kusurlu, sakat, eksik, noksan Devamını Oku

  • sakat: Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü Örnek: Ben gördüğünüz gibi bir sakat askerim, malul. Y. K. Karaosmanoğlu Bozuk veya eksik. Devamını Oku

  • flawed: Çatlatmak, yarmak, sakatlamak, zarar vermek, hasara uğratmak Arızalı, kusurlu, özürlü, sakat, eksik, bozuk, çatlak Devamını Oku

  • defektif: Kusurlu Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik. Devamını Oku

  • cripple: Sakatlamak, kötürüm bırakmak, felce uğratmak; zayıflatmak Sakat insan Devamını Oku

  • eksik: Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Devamını Oku

  • sakatlamak: Sakat bir duruma getirmek, sakat etmek. Bozmak. Devamını Oku

  • deficient: Eksik, yetersiz; açık, gerekli olan Eksik, noksan Devamını Oku

  • malulen: Sakat, hasta bir biçimde. Hastalık, sakatlık sebebiyle. Devamını Oku

  • kötürüm: Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse) Örnek: Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı. Ö. Seyfettin Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak) İşleyemeyen, iş yapamayan. Devamını Oku

  • kötürüm: Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse) Örnek: Duvar diplerinde kötürüm gibi yatıyorlar, uyukluyorlardı. Ö. Seyfettin Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak) İşleyemeyen, iş yapamayan. Devamını Oku

  • malul: Sakat (kimse) Örnek: Devlet … malul ve gazileri korur. Anayasa Hasta (kimse). İlletli, hasta, sakat, kötürüm. (Osmanlıca’da yazılışı: ma’lul) Devamını Oku

  • incomplete: Eksik, noksan, tamam olmayan, bitmemiş, kusurlu Tamamlanmamış, bitmemiş, eksik, kusurlu Devamını Oku

  • eksiklik: Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan. Bk. istem fazlası Devamını Oku

  • yarım: Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri Örnek: Bu yarım saat içinde evde neler geçti? Y. Z. Ortaç Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan Örnek: Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı. O. C. Kaygılı Bir bütünün yarısı olan miktar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar