muallime sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte muallime kelimesinin manası:

  1. Bayan öğretmen
    Örnek: Zavallı muallime bir heyecan numunesi gösteriyordu. S. F. Abasıyanık
  2. Bk. öğretmen

Sponsorlu Bağlantılar

muallime ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • schoolmarm: ÖğŸRetmen, bayan öğŸretmen, sert hoca Devamını Oku

  • schoolmaam: Öğretmen, bayan öğretmen, sert hoca Devamını Oku

  • tutoress: Özel hoca (bayan), özel öğretmen (bayan), mürebbiye Devamını Oku

  • schoolmistress: Kadın öğretmen. Öğretmen, bayan öğretmen Devamını Oku

  • matmazel: Türkçede evlenmemiş Hristiyan kızlar için “bayan” sözü yerine kullanılan bir söz Örnek: Matmazelin saçı başı birbirine karışmıştı. S. F. Abasıyanık Devamını Oku

  • yapışmak: Yapışıcı olan veya yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak Örnek: Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki… S. F. Abasıyanık İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Devamını Oku

  • gagalamak: Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak. Devamını Oku

  • cfuml: bir su numunesi içinde var olan mikroorganizma sayısını tanımlamak için mikrobiyolojide kullanılan bir ölçü birimi. 1 ml lik su numunesi içinde oluşan koloni sayısına bağlı olarak ölçülür. (colony forming unit) Devamını Oku

  • zavallı: Acınacak kadar kötü durumda bulunan, mutsuz Örnek: Zavallıyı saatlerce kendine getiremediler. H. Taner Gücü bir şeye yetmeyen, âciz Örnek: Bunu idrak etmekten o kadar zavallı ve biçareydi ki. A. H. Tanpınar Devamını Oku

  • şişe: İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap Örnek: Önünde yarım kiloluk bir şarap şişesi yarı yarıya boştu. S. F. Abasıyanık Bu kabın aldığı miktarda olan Örnek: Olsa da bu zavallıya hiç olmazsa bir şişe kan verilse! M. Ş. Esendal Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. Devamını Oku

  • delil: İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare Örnek: Milletlerin hürriyet için yaptıkları fedakârlıklardan canlı deliller gösteriyordu. P. Safa Kanıt Örnek: Elde hiçbir delil olmadığı için serbest bırakıldı. S. F. Abasıyanık Kılavuz, rehber. Bk. bilit Devamını Oku

  • sakinleşmek: Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak Örnek: Bazı dalgalı gecelerin sabahları, metle yükselmiş ve şimdi sakinleşmiş suyun kenarında kedi leşleri bulurdum. S. F. Abasıyanık Sıkıntısı veya heyecanı geçmek. Devamını Oku

  • boynu bükük: Zavallı, boynu eğri. Üzgün, kırılmış, kimsesiz, acınacak ve yardım bekler durumda, zavallı bir biçimde Örnek: Umudu kırılınca boynu bükük, ahıra, ineği sağmaya indi. H. E. Adıvar Devamını Oku

  • uygulama dersi: Öğretmen adaylarınca verilen ve sonra ilgili öğretmen ya da öğretmenlerin de katılmasıyla değerlendirilen ders. bk. örnek ders. Devamını Oku

  • mrs: Bayan (evli kadının soyadından önce kullanılır) . Hanım, bayan (evlenmiş), bayan Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar