muallimlik sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte muallimlik kelimesinin manası:

  1. Öğretmenlik
    Örnek: Yedek subay yetiştiren Levazım Mektebinde muallimlik yaptım. B. Felek

Sponsorlu Bağlantılar

muallimlik ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • başmuallimlik: Başöğretmenlik. Devamını Oku

  • harp okulu: Türk Silahlı Kuvvetleri’ne subay yetiştiren yüksekokul, harbiye. Kara, deniz ya da hava kuvvetlerinde görev alacak subay adaylarını yetiştiren ve öğrenim süresi dört yıl olan yüksek okul. Devamını Oku

  • harp akademisi: Türk Silahlı Kuvvetlerine kumandan ve kurmay subay yetiştiren okul. Sınıf subayları arasından istekli ve yetenekli olanlara kurmay öğrenimi vererek onları yüksek komuta görevleri için yetiştiren iki yıllık eğitim kurumu. Devamını Oku

  • öğretmenlik: Öğretmenin görevi Örnek: Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti. B. Felek Devamını Oku

  • sivillik: Sivil olma durumu Örnek: Hayatımızın askerlikte ve sivillikte kırk beş senesi öğretmenlik ile geçti. B. Felek Devamını Oku

  • alaylı: Erlikten yetişmiş subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Devamını Oku

  • harp akademileri: Türk silahlı kuvvetlerine kumandan ve kurmay subay yetiştiren okullar. Devamını Oku

  • öğretmen: Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, muallim, muallime Örnek: Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen. Y. Z. Ortaç Resmî ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. Devamını Oku

  • quarter master: Karargah levazım subayı Devamını Oku

  • perver: Büyüten, yetiştiren, besleyen, koruyan, eğiten. besleyen, besleyici, yetiştiren, yetiştirici, koruyan, terbiye eden Devamını Oku

  • quarter general: Yüksek rütbeli levazım subayı Devamını Oku

  • levazım: Değişik iş kollarında gerekli olan şeyler, araç ve gereçler Örnek: Anadolu şehirleri, kasabaları, köyleri harıl harıl levazım gönderdiler. Y. K. Beyatlı Gerekli araç ve gereçleri sağlayan büro Örnek: Hayri Efendi ayakta bekledi, müsteşar kâğıdı okudu, levazım müdürü ile konuştu. M. Ş. Esendal Ordunun lojistik hizmetinde bulunan bütün malzeme veya bu malzemeyi sağlayan bölüm Örnek: Sağlık, levazım gibi geri hizmetlerde çalıştırılıyor, sedye, karavana taşıyorduk. Devamını Oku

  • yükümlü: Aserlikte askerlik hizmetini, Askerlik Kanunu ve/veya Yedek Subay ve Yedek Askerî Memurlar Kanunu ve değişiklikleri gereğince yerine getirecek olan her erkek Türk vatandaşıdır. Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef Örnek: Herkes Devamını Oku

  • quartermaster: İaşe subayı Serdümen, vardiya çavuşu. Devamını Oku

  • levazımcılık: Levazımcının görevi Örnek: İyi asker olmayan Cemal Paşa, mükemmel levazımcılık yapıyor. F. R. Atay Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar