müennesi semaı sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte müennesi semaı kelimesinin manası:

  1. Gr: Kelimenin kendisinde müenneslik edatı olmadığı halde, müennes sayılan ve öyle kullanılagelen kelime. Yed, şems... gibi. (Osmanlıca'da yazılışı: müennes-i semaî)

müennesi semaı ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • semaı müennes: Bir kaideye bağlı olarak müennes işareti olmayıp kelimenin aslında müenneslik var gibi kabul edilen ve işitilmekle öğrenilen müennes kelime. (Bak: Müennes-i semai) (Osmanlıca’da yazılışı: semaî müennes) Devamını Oku

  • cemi müennesi salim: Gr: Sonu ( $ at) eki ile biten cemi’ler. Mesela: Müminat: (Kadın mü’minler, mümineler) Sadıkat, Hafiyyat, Salihat gibi. (Osmanlıca’da yazılışı: cem-i müennes-i sâlim) Devamını Oku

  • cemi müennes: Gr: Müfredinin şeklini bozmadan sonundaki müennes alameti olan (e “t”) kaldırılıp yerine (at) getirilir. Müslime( (Osmanlıca’da yazılışı: cem-i müennes) Devamını Oku

  • alaimi sema: (Alaim-üs sema) Al yeşil kuşak. (Bak: Kavs-ı kuzah) (Osmanlıca’da yazılışı: alâim-i semâ) Devamını Oku

  • ane: Kelime sonuna getirilerek zarfiyet ifadesi için kullanılan nisbet edatıdır. Mesela: Mütefekkirane (: Mütefekkire yakışır halde) kelimesinde olduğu gibi. (Osmanlıca’da yazılışı: âne) Devamını Oku

  • kelime ikilemesi: Aynı kelimenin iki defa tekrarlanması, ki bağlı ve bağsız olmak üzere iki türlü olur. BAĞLI İKİLEME (Redoublement copulatif) iki kelimenin arasına bir edat konularak, dilimizde kelimelerden birine veya her ikisine bir çekim eki veya ilk kelimeye bir “mi” soru edatı getirilerek yapılır: Yüzde yüz, Yan yana, Noktası noktasına, Güzel mi güzel gibi. BAĞSIZ İKİLEME (R. Devamını Oku

  • yapım ekleri: Kelime kök veya gövdesine getirilerek kelimenin yeni bir anlam kazanmasını sağlayan ek: -lik (göz-lük); -ci (ev-ci); -li (ev-li); -inç (sev-inç); -gi (sev-gi); -daş (vatan-daş) gibi. Devamını Oku

  • cevvi sema: Gökyüzü. Gök boşluğu. Feza. (Cevv-i asuman da denir.) (Osmanlıca’da yazılışı: cevv-i semâ) Devamını Oku

  • tenis: Ağla ortasından ikiye bölünen bir alanda tek veya çift oyuncuların raketle karşılıklı vurdukları, çeldikleri topu, belli kurallara göre, karşılanamayacak biçimde birbirlerinin alanına düşürerek sayı kazanmaları esasına dayanan oyun, alan topu. Devamını Oku

  • tereccuh bila müreccih: Bir şeyin kendi zatında diğer şeye karşı bir üstünlük vasfı olmadığı halde, hiç sebebsiz üstün bulunması ki; böyle bir hal imkansızdır, muhaldir. (Osmanlıca’da yazılışı: tereccuh bilâ müreccih) Devamını Oku

  • müstarib: (Arab. dan) Araplaşmış. Aslen Arap olmadığı halde sonradan Araplaşmış olan. (Osmanlıca’da yazılışı: müsta’rib) Devamını Oku

  • galatı tahakkümı: Bir kelimenin gerek lafzı ve gerekse manası itibariyle herkesin kullandığı gibi kullanılmaması.Bu, başlıca üş şeyden olur:1- Nazımda vezne uydurmak için bir kelimenin telaffuzunu değiştirmek, hecesini uzatmak ve kısaltmak yahut harfini gizlemek.2- Çeşitli manaları olan bir kelimeyi meşhur olmayan bir manada kullanmak.3- Gramere ait kaide hatası yapmak. Mesela: Zen merde, civan pire, keman tirine muhtaçEcza-yı cihan Devamını Oku

  • ihda: (Müennes) Bir. Ehad. Devamını Oku

  • sema: Gök, gökyüzü, felek Örnek: Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi. H. C. Yalçın İşitme, duyma. Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları Devamını Oku

  • müdebbiri hakım: Hikmetle tedbir eden. Her işini çok hikmet ve tedbirle yapan. Cenab-ı Hak.(Evet, hiçten birden harika bir gürültü ile cevvi konuşturmak ve fevkalade bir nur ve nar ile zulmetli cevvi ışıkla doldurmak ve dağvari, pamukmisal ve dolu ve kar ve su tulumbası hükmünde olan bulutları ateşlendirmek gibi hikmetli ve garabetli vaziyetlerle baş aşağı, gafil insanın başına Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar