munazzama sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte munazzama kelimesinin manası:

  1. Tanzim olunmuş, yoluna konulmuş olan. İntizamlı teşkilat. Nizamlı. Adaletli.

munazzama ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • regulate: Nizama sokmak, tanzim etmek,düzenlemek, yoluna koymak, uydurmak Ayar etmek Devamını Oku

  • makzı: Kaza olunmuş, ödenmiş, te’diye olunmuş olan. Ümid edildiği üzere tamam ve ikmal edici olan. Ödeyici. Sahib-i mucib ve muris. (Osmanlıca’da yazılışı: makzî) Devamını Oku

  • mukadder: Yazgıda var olan, yazgı ile ilgili olan, alında yazılı olan. 1. takdir olunmuş, kıymeti biçilmiş, kadri değeri bilinmiş, beğenilmiş. 2. yazılı, yazılıp belirlenmiş ilahi taktir. 3. yazılı olmayıp sözün Devamını Oku

  • münzecir: Yasak edilmiş, men edilmiş, yapılmaması emredilmiş, alıkonulmuş, mani olunmuş. Devamını Oku

  • installed: [install] kurmak, yerleştirmek, monte etmek, atamak KurulmuşŸ, yerleşŸtirilmişŸ, kullanım için konulmuşŸ, yerine konulmuşŸ (örneğŸin makine); tesis edilmişŸ, bir pozisyona konulmuşŸ; bir göreve getirilmişŸ, işŸbaşŸı yaptırılmışŸ Devamını Oku

  • muhammet: 1. birçok defalar hamdu sena olunmuş, tekrar tekrar övülmüş. 2. birçok güzel huylara sahip. hz. peygamber (s.a.s)’in isimlerindendir. dedesi abdülmuttalib tarafından, gökte hak yerde halk övsün niyetiyle bu ad konulmuştur. kur’an’da dört yerde zikredilmiştir. bknz. muhammed Devamını Oku

  • vajinalis: Döl yoluna ait, döl yoluyla ilgili olan Döl yoluna ait, döl yoluyla ilgili olanDgr.: anat. vaginalis Devamını Oku

  • kabala: Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının bütünü. Bu öğretinin yandaşlarının bütünü. Devamını Oku

  • matuk: Azat olunmuş, özgürlüğü bağışlanmış. azat olunmuş, özgürlüğü bağışlanmış Devamını Oku

  • düzenli: Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam Örnek: Hele, düzenli giyim diye bir dertleri hiç yoktur. S. Ayverdi Sistemli, nizamlı. Devamını Oku

  • implanted: İmplante edilmişŸ, yerleşŸtirilmişŸ, içine konulmuşŸ; aşŸılanmışŸ, içine konulmuşŸ (Tıp) Devamını Oku

  • ağız ünsüzü: Boğumlanma yeri ağız olan ve ciğerlerden gelen havanın geniz yoluna kaymadan ağız boşluğundan geçmesi ile oluşan ünsüz. Boğumlanma yeri ağız olan ve ciğerlerden gelen havanın geniz yoluna kaymadan ağız boşluğundan Devamını Oku

  • nazım: Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden. Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden. Devamını Oku

  • mumlu: Mumu olan, mum konulmuş olan. Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan Örnek: Mehmet geldiği zaman mektubu bitirmiş, mumlu çaputa sarmıştı M. N. Sepetçioğlu Devamını Oku

  • muhterem: Saygıdeğer, sayın Örnek: Bendenizle birlikte muhterem okuyucuların hepsi de güler, durur. A. Rasim ihtiram olunmuş. saygıdeğer, sayılan Saygıdeğer. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar