münevver sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte münevver kelimesinin manası:

  1. Aydın kimse
    Örnek: Biz şu anda bir münevverler aşiretinden başka neyiz? P. Safa
  2. Aydınlatılmış.
  3. Bk. seçkin
  4. Aydınlatılmış ışıklı, parlatılmış.
  5. Aydın.
  6. tenvir edilmiş, nurlandırılmış, aydınlatılmış, ışıklı. aydın
  7. (Nur. dan) Mc: Kur'ani ve imani eser okumakla ve ibadet ve taatla nurlanmış. Nurlandırılmış, ışıklı.

münevver ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • leyli münevver: Gündüze benzeyen gece. Nurlanmış gece. (Osmanlıca’da yazılışı: leyl-i münevver) Devamını Oku

  • münevver kültürü: Bk. aydın kültürü Devamını Oku

  • ayrı basım: Genellikle bir dergide yayımlanmış bilimsel bir yazının ayrı bir broşür olarak basımı Örnek: Bir formalık ayrı basımlar eser diye gösterilmezse, korkarım pek çoğumuzun eser listeleri hayli fakir kalırdı. H. Taner Devamını Oku

  • amcamla dayım, hepsinden aldım payım: Yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimse onlardan artık yeni bir istekte bulunamaz. Devamını Oku

  • medinei münevvere: Nurlu, nurlanmış şehir. (Osmanlıca’da yazılışı: medine-i münevvere) Devamını Oku

  • münzecir: Yasak edilmiş, men edilmiş, yapılmaması emredilmiş, alıkonulmuş, mani olunmuş. Devamını Oku

  • amcamla dayım hepsinden aldım payım: Yakınlarından beklediği ilgi ve yardımı görmeyen bir kimsenin, artık yeni bir dilekte bulunmaya niyetli olmadığını anlatmak için söylenir. Devamını Oku

  • kaldırım mühendisi: İşsiz güçsüz sokaklarda dolaşan kimse. Devamını Oku

  • tılsım: Doğaüstü işler yapabileceğine inanılan güç Örnek: Hele bu Cumhuriyet sözünü ne seviyor, nasıl sihirli bir deyim, her şeyi bir anda değiştiriverecek bir tılsımmış gibi tekrarlıyor. A. İlhan Büyülü olduğuna inanılan muska vb. şey. Devamını Oku

  • mıhlanmak: Mıhlama işine konu olmak veya mıhlama işi yapılmak, çivilenmek Örnek: Mukavva yahut kontrplak mıhlanmıştı cam yerine. Ç. Altan Olduğu yerde kalıp bir yere kıpırdayamaz olmak Örnek: Peşinden koşmak istedi. Fakat vücudu sallandı ve bir adım atamadı, mıhlandı. P. Safa Devamını Oku

  • mütemmim: Tamamlayan, bütünleyen, bitiren Örnek: Hâlbuki birçok kadınlar malumatlarını zarafetlerinin bir mütemmimi addederler. P. Safa Bütünler. Tümleç. Devamını Oku

  • alım satım bürosu: Alışveriş işlerinin yapıldığı veya düzenlendiği şube, yer Örnek: Alım satım bürosu müdürü resmî kanaldan bir şey yapılamayacağını anlamıştı. R. H. Karay Devamını Oku

  • müselsel: Birbirine bağlı olan, art arda zincirleme olarak gelen Örnek: Birbirini yaratan müselsel esprilerle söylüyordu. P. Safa Devamını Oku

  • mühreli kağıt: Yüzeyi mühre sürülerek parlatılan ve kalemin üzerinde kayması olanağına kavuşturulan kâğıt. bkz. mühre. Devamını Oku

  • mümessili leh: Kendisi hakkında, lehinde mümessillik yapılmış, vekalet edilmiş. Lehinde temsil edilmiş. (Osmanlıca’da yazılışı: mümessil-i leh) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar