mureb sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mureb kelimesinin manası:

  1. Gr: Sonu her çeşit harekeyi alabilir olan. Mebni olmayan. İrablanmış. Sonu harekelenmiş olan kelime. (Osmanlıca'da yazılışı: mu'reb)

Sponsorlu Bağlantılar

mureb ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • sonsuz: Sonu olmayan, hiç bitmeyen, ebedî Örnek: Seninle arkadaşlığımız sonsuz olacak. M. Yesarî Ölçülemeyecek kadar çok veya büyük olan. Sonu ve sınırı olmayan şey. Devamını Oku

  • bengi: Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri. Devamını Oku

  • kaziyei cehliyye: Man: Esası cehl üzere mebni olan batıl kaziyyedir. (L.R.) (Osmanlıca’da yazılışı: kaziye-i cehliyye) Devamını Oku

  • kaziyei cehliyye: Man: Esası cehl üzere mebni olan batıl kaziyyedir. (L.R.) (Osmanlıca’da yazılışı: kaziye-i cehliyye) Devamını Oku

  • clitic: KomşŸU kelime ile birlikte telaffuz edilen vurgusuz kelime, bağŸımsız olarak bir telaffuzu olmayan ve ancak bir başŸka kelime ile kombinasyon yaparak kullanılan kelime (ör.:’m in I’m; ‘em in we see ‘em ) Devamını Oku

  • sniglet: Özel bir adı olmayan bir şŸey için yaratılmışŸ herhangi bir kelime; olması gerektiğŸi halde sözlükte olmayan kelime Devamını Oku

  • sonlu: Sonu olan, bitimli. Sonu olan, sonsuz olmayan. Devamını Oku

  • lisebebin: Bir sebebe mebni olarak. Bir sebepten dolayı. (Osmanlıca’da yazılışı: li-sebebin) Devamını Oku

  • bedfercam: Sonu kötü. Sonu korkulu ve lanetlenmiş olan. Akibeti fena. (Osmanlıca’da yazılışı: bed-fercam) Devamını Oku

  • öncesizlik sonrasızlık: Başı sonu olmayan süreklilik. Varlığın tam bir çokluğu. Bu çokluk, zaman ve zamansızlığı kendinde bulundurur, başı ve sonu olmayan bir biçimde uzanır, kendi dışında artık hiçbir şey yoktur. Tanrı’nın öncesiz-sonrasız Devamını Oku

  • sonsuzluk: Sonsuz olma durumu. Sonu olmayan gelecek zaman, ebediyet Örnek: İyi ve yoğun yaşanan bir dakikada sonsuzluktan bir renk var. H. Taner Sonu ve sınırı olmayan uzay. Devamını Oku

  • karanlık: Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan. Işık olmama durumu Örnek: Biz, karanlığın içinde ilerliyoruz. H. Taner Yasalara, töreye uygun olmayan Devamını Oku

  • basit kelime: Yalın kelime. Türetilmiş veya birleşik olmayan ve yapısı daha küçük parçalara ayrılamayan kök durumundaki kelime: at, el, üç, beş, yok, bu, şu, o, at-, yak-, üz- vb. Devamını Oku

  • baki: Sürekli Örnek: Dünyada zaten ne bakiydi? Ö. Seyfettin Bir şeyden artan (miktar). Öteki Devamını Oku

  • nekrei mevsule: İki kelime veya manayı birbirine bağlayan kelime. (Osmanlıca’da yazılışı: nekre-i mevsule) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar