müstenid sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte müstenid kelimesinin manası:

  1. Bir şeye dayanan. Bir şeyin üzerine koyulmuş.

müstenid ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • superincumbent: Başka bir şeyin üzerine dayanan. Devamını Oku

  • yayınlayıcı madde: Elektron yayınını kolaylaştırmak üzere, metalden bir elektrot üzerine koyulmuş oksit karışımı. Devamını Oku

  • kaide: Kural Örnek: Onları sıkmamak için bahçeyi terk etmek zarafetin en sade kaidelerindendi. H. Z. Uşaklıgil Bir şeyin yere dayanan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban, ayaklık Kalça. Devamını Oku

  • mühürlemek: Bir yazı, belge vb.nin doğruluğunu veya kabul ve onayını belirtmek amacı ile altına mühür koymak, mühür basmak. Bir şeyin üzerine açıldığında belli olması için yetkili makamlarca yapıştırılan kırmızı muma mühür Devamını Oku

  • alçı kalıp: Bir şeyin üzerine alçı dökülerek alınan kalıp. (Heykel) Bir şeyin üzerine alçı dökülerek alınan kalıp. Bu kalıbın içine alçı dökülür ve özgünün bir kopyası çıkar. a. bk. ölü kalıp, çoğaltma Devamını Oku

  • çözümleyici kurgu: Görünçlüğün çok kısa çekimlere bölünmesi; görünçlüğün bütün ayrıntılarının verilmesi; olgunun en ufak parçalarının ortaya konması; böylelikle anlatılacak, üzerine dikkat çekilecek her şeyin, yorumun sinemacı eliyle gerçekleştirilerek önceden hazırlanmış biçimde izleyiciye sunulmasına dayanan kurgu çeşidi. Bireşimci kurgunun karşıtı. Devamını Oku

  • itimada müstenid muamele: Güvençli, inançlı işlem. Devamını Oku

  • abanmak: Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak Örnek: Efendi, sen de ne üstüme abanıyorsun? B. Felek Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak Örnek: İki herif zavallıya Devamını Oku

  • dair: Bir konu üzerine olan, üzerine, konusunda, … ile ilgili, üstüne Örnek: Yarına kadar sarhoşluğu geçer, ben de sarhoş olmadığına dair rapor veririm. A. Gündüz Devreden. Dolaşan. Dönen. Bir şeyin etrafını kuşatan. Devamını Oku

  • damga: Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bu araçla basılan nişan, işaret. Devamını Oku

  • retained: AlıkoyulmuşŸ Devamını Oku

  • incapacitated: Aciz bırakılmışŸ, mahrum edilmişŸ, alıkoyulmuşŸ Devamını Oku

  • yummaca: Bir şeyin niteliklerini kapalı bir şekilde vererek onun ne olduğunu sormak esasına dayanan bir çeşit bilmece. Devamını Oku

  • üzeri: Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı Örnek: Bunların üzerinden ustalıkla atlayarak gemiye doğru yürüdü. S. F. Abasıyanık Varlık, kimlik Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Devamını Oku

  • mizz: Bir şeyin diğeri üzerine olan fazlı, üstünlüğü. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar