müşterek borçlu sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte müşterek borçlu kelimesinin manası:

  1. Birlikte borçlu.

müşterek borçlu ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • ortaklık durumu: Saha (Yakut) Türkçesi gibi bazı lehçelerde bulunan ve herhangi bir işi, bir şahıs veya bir grupla yapmayı gösteren durum eki. +lIIn / +lUUn biçimindeki bu ek, geldiği adın son sesine göre bazı değişikliklere uğrayarak +DIIn / +DUUn, +nIIn / +nUUn biçimlerine de girer. kihiliin “damla birlikte”, uolluun “oğulla birlikte”, dogarduun “arkadaşla birlikte”, öydüün “akılla”, ilimniin Devamını Oku

  • gülüşmek: Karşılıklı veya birlikte gülmek, birlikte şakalaşmak Örnek: Hep birlikte kahkahayla gülüştüler. N. Cumalı Devamını Oku

  • interoperability: Birlikte çalışŸabilirlik, birlikte çalışŸabilme; iki farklı türden bilgisayarın birlikte işŸlem görebilmesi ve iletişŸim kurabilmesi (Bilgisayar) Devamını Oku

  • interoperability: Birlikte çalışŸabilirlik, birlikte çalışŸabilme; iki farklı türden bilgisayarın birlikte işŸlem görebilmesi ve iletişŸim kurabilmesi (Bilgisayar) Devamını Oku

  • birlikte değerlendirme: Bir ya da birçok öğrencinin durumunun öğretmen ile birlikte öteki öğrenciler ya da ilgililerce birlikte değerlendirilmesi. Devamını Oku

  • güneşsel: Güneşe ilişkin, güneşle ilgili. Güneşle birlikte doğan, güneşle birlikte batan (gök cismi). Devamını Oku

  • duygudaşlık: Aynı duyguları paylaşma, empati. Kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme, empati. Devamını Oku

  • interoperable: Birlikte çalışŸabilir, birlikte çalışŸabilen; iki farklı sistem arasında işŸlem görebilen ve iletişŸim kurabilen (Bilgisayar) Devamını Oku

  • hang together: Birlikte olmak, ayrılmamak, birlikte takılmak, birbirini tutmak Devamını Oku

  • concelebrate: Concelebrate, (Katolik) törene birlikte katılmak (birkaç rahibin kilise ayinini birlikte söyleme uygulaması) Devamını Oku

  • tam bağıntı: Bağımlı değişkende gözlenen değişmelerin tümüyle bağımsız değişkene bağlanabildiği ya da birlikte değişmeye ilişkin gözlemlerin tümüyle birlikte gidişim çizgisi üzerine düştüğü bağıntı durumu. Devamını Oku

  • tam bağıntı: Bağımlı değişkende gözlenen değişmelerin tümüyle bağımsız değişkene bağlanabildiği ya da birlikte değişmeye ilişkin gözlemlerin tümüyle birlikte gidişim çizgisi üzerine düştüğü bağıntı durumu. Devamını Oku

  • yaşmak: Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü Örnek: Çıka çıka, yaşmak feraceli, kazık gibi bir kadın çıktı. S. M. Alus Başla birlikte yüzü, ağzı kapatan örtü. Devamını Oku

  • agree together: Birlikte razı olmak, birlikte kabul etmek Devamını Oku

  • cowritten: Birlikte yazılmışŸ, ortaklaşŸa yazılmışŸ, müşŸtereken yazılmışŸ, başŸka bir kişŸiyle birlikte yazılmışŸ Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar