mutavassıt sözlük anlamı nedir?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

Sözlükte mutavassıt kelimesinin manası:

  1. Aracı.
  2. Bk. aracı

mutavassıt ile alakalı bazı sözcükler ve anlamları

  • mutavassıt mütehavvile: Bk. aracı değişken Devamını Oku

  • muvakkat ve mutavassıt hesaplar: Bk. geçici ve aracı sayışımlar Devamını Oku

  • komisyon: Alt kurul. Bir işte aracılık yapan kimseye bırakılan yüzdelik, simsariye. Devamını Oku

  • mutavassıtın: (Mutavassıt. C.) Aracılar, tavassut edenler, vasıta olanlar. (Osmanlıca’da yazılışı: mutavassıtîn) Devamını Oku

  • aracı satış satımcası: Alış verişler aracısınca yapıldığında, aracının iyesi sayışımına yaptığı satışlar tutarı ile satış giderlerini kapsayan ve aracılık payını sonuçtan indirerek iyesi sayışımına düzenlediği satış satımcası. Devamını Oku

  • aracı borçlanımı: Satılan nesne parasının alacaklısına ödenmesini aracının yüklenmesi. Mal parasının kendisine alıcı tarafından ödenmesi sağlanılmak üzere bankalarca satıcıya verilen inanca. Devamını Oku

  • doğrudan: Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan. Devamını Oku

  • intermediately: Orta yerde olarak, ortada bir şŸekilde, iki şŸeyin arasında bir şŸekilde; aracı yollarla, aracı araçlarla, aracılarla Devamını Oku

  • sav sports activity vehicle: sportif özellikleri çok öne çikarilmis iri arazi tipli binek araç. sportif aktivite aracı. bu terim bmw tarafından arazi aracı x5 için özel olarak kullanılmış. nedeni ise x5′in gerçek bir arazi aracı ile konforlu bir otomobil karışımı olması Devamını Oku

  • intermediary: ), (i.) arada bulunan, aracılık eden, vasıta olan Meyan – cılık eden Devamını Oku

  • savrulma momenti: aracı dik aksı etrafında çevirmeye çalışır. özellikle aracın viraj dönüşü sırasında ortaya çıkar. bu sırada aracın hızı veya virajın sertliği arttıkça, savrulma momenti de artar. savrulma momenti daha büyük olursa, araç savrulur. Devamını Oku

  • borsa uğraşçısı: Borsada kendi adına ve sayışımına alım satımda bulunan kişi. İçalımcı ya da dışsatımcıdan mal alıp satan aracı. Devamını Oku

  • dolaylı finansman: Ödünç almak isteyenlerle ödünç vermek isteyenlerin birbirlerini tanımadan bir aracı kurum aracılığıyla borç alacak ilişkisi kurması. Devamını Oku

  • go between: Araya girmek, aracı olmak, ara buluculuk yapmak Aracı, arabulucu, komisyoncu, çöpçatan, pezevenk, muhabbet tellalı Devamını Oku

  • intermediation: Arabuluculuk, aracılık, ara bulma, aracı olma, müdahale Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar